kolon.gen.tr https://www.kolon.gen.tr Kolon, Kolon Hastalıkları Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, kolon.gen.tr Tue, 12 Jul 2016 00:00:00 +0000 Mon, 25 Mar 2019 00:00:00 +0000 60 Kolon Ca Ameliyatı https://www.kolon.gen.tr/kolon-ca-ameliyati.html Mon, 26 Nov 2018 01:57:39 +0000 Kolon CA ameliyatı, steriliteye fazlasıyla dikkat edilmesi gereken ameliyatlardan biridir. Hastanın batın bölgesinde açılan kesi ile kanserli dokunun olduğu bölgeye ulaşılır. Bağırsak iki taraftan kelmpler ile tutturulur. Klemp d Kolon CA ameliyatı, steriliteye fazlasıyla dikkat edilmesi gereken ameliyatlardan biridir. Hastanın batın bölgesinde açılan kesi ile kanserli dokunun olduğu bölgeye ulaşılır. Bağırsak iki taraftan kelmpler ile tutturulur. Klemp dediğimiz alet arasına aldığı dokuyu sıkıştırır fakat dokunun asıl yapısına zarar vermez. Bilindiği üzere bağırsak bir çok mikroorganizmayı bünyesinde barındıran bir yapıdadır. Klempler ile tutturulmuş dokudan kanserli bölgenin kesilip alınma sürecinde içerde bulunan gaitanın (dışkının) hiç bir surette hastanın diğer dokularına bulaşmamasına son derece özen gösterilmesi gerekmektedir. Çünkü açık olan doku zaten her türlü enfeksiyona ortam hazırlar haldedir. Ameliyat öncesi her hastaya lavman uygulanmasına rağmen bağırsakları tamamen boşaltmak mümkün değildir.

Kolon CA ameliyatı gibi zor vakalarda bazen birden fazla hekim görev alır. Hatta ameliyatın ehemmiyeti gereği asistan sayısı fazla tutulur. Ameliyat süreci dışardan teknisyenlerle sürekli desteklenmelidir. Çünkü bazı durumlarda ameliyat öncesi tetkiklerde görülmeyen bazı yapılar ameliyat esnasında hekimin gözüne çarpabilir. Bu tip durumlarda hasta anestezi altında olduğu için onun onayı alınamaz. Hastanın onam formunda belirttiği birinci derece yakını ile görüşülüp ameliyatın seyrine ona göre karar verilen durumlar olması muhtemeldir. Hatta gerekirse teknisyen eşliğinde kurallara uygun bir şekilde hasta yakını ameliyat odasına alınıp, hasar gören dokunun verebileceği zararlar kendisine gösterilerek anlatılabilir. Onun vereceği karara göre ve hekim insiyatifiyle vakanın gidişatına karar verilir.

Kolon Ca Ameliyatı
Kolon CA ameliyatı esnasında çıkarılan kanserli parça yine steril olan bir alana bırakılır. Asistan onu uygun şekilde hazırlayıp formaldehit içeren bir kabın içine yerleştirir. Çıkarılan parça, büyüklüğüne bakılmaksızın patoloji laboratuvarına incelenmek üzere gönderilir. Hastanın insizyon bölgesi hekim ve asistanlar tarafından itinayla kapatılır. Bu tip hastalarda enfeksiyon riski çok yüksek olduğu için oldukça hassas davranılması gerekmektedir. Bazı durumlarda 2 aynı cerrahi alet seti bile açılabilir. 

Kolon CA ameliyatı sonrasında hem ameliyathane hem hasta titizlikle güvenli hale getirilir. Hastaya yoğun bakım sürecinde gereken diyetler uygulanır. Gelen patoloji sonucuna göre hastanın tedavi sürecine devam edilir.
]]>
Kolon Kanseri Metastaz https://www.kolon.gen.tr/kolon-kanseri-metastaz.html Mon, 26 Nov 2018 08:17:31 +0000 Kolon Kanseri Metastaz, Kolon kanseri çevre dokulara, lenf bezlerine ve özellikli karaciğere metastaz yapar. Kalın bağırsağın ilk bir buçuk, iki metrelik kısmına kolon denir. Kolon kanserleri genelde polipler sebep olur. Normalde k Kolon Kanseri Metastaz, Kolon kanseri çevre dokulara, lenf bezlerine ve özellikli karaciğere metastaz yapar. Kalın bağırsağın ilk bir buçuk, iki metrelik kısmına kolon denir. Kolon kanserleri genelde polipler sebep olur. Normalde kalın bağırsak hücreleri görevlerini tamamlar sonra ölürler ve dışkı ile atılırlar. Ölen bu hücrelerin yerine yenileri gelir. Fakat eğer ölmesi gereken hücreler ölmez ve anlamsız şekilde çoğalmaya devam ederlerse Polip olarak kalın bağırsağa yerleşirler. Daha sonra bu polipler kanser yapıcı genlerden dolayı bulundukları yeri istila eder ve diğer doku ve organlara da metastaz yaparlar.  

Kolon kanseri metastaz evrelerine ne göre sınıflandırlır; Kolon kanserinde dukes sınıflaması yapılır.

Dukes Sınıflaması 

Dukes A; Bu sınıfta kanser sadece kolon İçindedir. Hastanın on yıl sağ kalımı  %92'dir.

Dukes B; B sınıfında ise kolon duvarı dışına taşan kanser söz konusudur. Hastanın on yıl sağ kalımı %90'dır.

Dukes C; C sınıfında kolon kanserinin  bölgesel lenf bezlerine yayılım vardır. Hastanın on yıl sağ kalımı %60'tır.

Dukes D; D sınıfında kolon kanseri uzak organlara özellikle karaciğere metastaz söz konusudur. Hastanın 5 yıl sağ kalımı yüzde altı, sekiz civarındadır.

Kolon Kanserinde Evrelendirme; 

Evre 0: Kanserin erken safhasıdır. Genellikle Polipin alınması yeterli olur. Nadiren kolon un bur bölümü alınır. Kemoterapiye yada radyoterapiye ihtiyaç kalmaz. 

Evre 1: Hastada kanser kolonun iç bölümünü tutmuştur. Kolon da kanserli bölüm ve lenf bezleri alınır. Kemoterapi yada radyoterapi gerekmez. Hastada sağ kalım beş yıl yüzde doksan dır.  

Evre 2: Hastada kolon kanseri kolonun  dışına yayılmıştır. Fakat lenf bezleri tutulmamıştır. Tedavide kolonun kanserli bölümü ve lenf bezlerinin alınması gerekir. Duruma göre kemoterapi ve radyoterapi yapılabilir. Hastada sağ kalım beş yıl yüzde doksan civarındadır.

Evre 3: Hastada kanser kolon hariç lenf bezlerine de yayılmıştır. Tedavide kolonun kanserli bölümü ve lenf bezlerinin alınması gerekir. Hastada sağ kalım beş yıl yüzde kırk beş, altmış beştir.

Kolon Kanseri MetastazEvre 4: Hastada kanser kolonun haricinde akciğer, karaciğer ve diğer organlara metastaz yapmıştır. Tedavide cerrahinin yararı çok yoktur. Kemoterapi yada radyoterapi uygulanabilir. 

Yapılan çalışmalarda kolon kanseri olan hastaların yüzde doksanında tümör sadece kolonla sınırlı kalmaktadır. Yüzde on gibi oranda diğer organ ve dokulara metastaz olmaktadır. Kolon kanserleri tedavi edildikten sonra pek nüks etmez. Nüks ederse öncelikle cerrahi tedavi yapılır. Kolon kanserinin nüks etmesi beraberinde daha çok karaciğere metastazıda beraberinde getirir.
]]>
Kolon Kanseri Kan Değerleri https://www.kolon.gen.tr/kolon-kanseri-kan-degerleri.html Mon, 26 Nov 2018 23:50:23 +0000 Kolon Kanseri Kan Değerleri, İnsan sindirim sisteminin kalın bağırsağa ait bölümü kolon ve rektum denen kısımlardan oluşur. Kalın bağırsağın sonuna denk gelen 20 cm kadarlık kısma rektum denir. Rektumdan ince bağırsağa k Kolon Kanseri Kan Değerleri, İnsan sindirim sisteminin kalın bağırsağa ait bölümü kolon ve rektum denen kısımlardan oluşur. Kalın bağırsağın sonuna denk gelen 20 cm kadarlık kısma rektum denir. Rektumdan ince bağırsağa kadar olan kısmına ise kolon denir. Rektuma oranla daha uzundur. Bazı insanlarda 150 cm kadar olduğu ölçülmüştür. Diğer vücut birimlerinde olduğu gibi bu bölgelerde de kanser oluşumu gözlenebilmektedir. Kolonda oluşan kanser tipine kolon kanseri (Kolon CA) denir. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan araştırmalara göre en çok görülen kanser tiplerinin içerisinde yer alır. Kolon kanseri yaş farkı gözetmeksizin her insanda gözlenebilir. Fakat sıklıkla 50 yaş ve üzeri hastalarda varlığı gözlemlenmiştir. Cinsiyet farkı da gözetmez bu hastalık.  Normal bağırsak hareketlerinde oluşan farklılıklar, ishal hali ya da kabızlık varsa ya da kişi dışkılama yapmasına rağmen yeterince rahatlama hissetmiyorsa derhal bir hekime başvurmalıdır. Bununla birlikte dışkısında kan gözlemlediyse, bulantı ve kusma durumu varsa, gaz-şişkinlik hissi ile birlikte seyreden kramplar yaşıyorsa, belirgin bir yorgunluk hissi varsa yine hiç zaman kaybetmeden bir uzman hekime başvurmalıdır.

Kolon Kanseri Erken Tanı,

Erken tanı amaçlı yaptırabileceğiniz CRC denilen genetik bir kan testi mevcuttur. CRC (Colorectal Cancer) testi için kan örneği alınır ve laboratuvar ortamında analizi yapılır. Bu test için risk altında olduğu düşünülen hastanın kolundan alınan 10 cc kan yeterli olmaktadır. Optimum 1 hafta içerisinde test sonuçlanır. Bireyde kanser riski gözlemlenirse hemen uzman bir hekim tarafından tedavi sürecine başlanır. Eğer risk faktörü yoksa, birey rutin zamanlarda takibi yapılmak üzere normal yaşantısına dönmesi konusunda bilgilendirilir. Ölüm riski en yüksek 2.kanser türü olan kolon kanserinde erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir. Çünkü dünyada neredeyse 500binden fazla kişi bu kanser yüzünden hayatını kaybetmektedir. Yaşı gereği, ailede kanser hikayesi sebebi, yaşadığı coğrafya ve beslenme bozuklukları gerekçesiyle risk altında bulunan bütün bireylere kolayca uygulanabilen bu kan testi, genetik olması sebebiyle de çok hassas bir çalışma ürünüdür ve oldukça güvenilirdir. Bu test Amerika'da Ocak-Haziran 2011 tarihleri arasında neredeyse 30000 bireye yapıldı. CRC testinde sonuç pozitif çıkarsa yüksek risk altında olduğunuzu söyleyebiliriz. Süreç dahilinde uzman eşliğinde kolonoskopi yapılır ve daha net bir bilgiye ulaşılır.

Kolon Kanseri Kan DeğerleriKolon Kanseri Kan Değerleri

Kolon kanseri kan değerleri ilişkisinden ziyade dışkıda kan testleri ile de hastalık için erken tanı şansı elde edilebilir. Bu süreç için hastanın ya da risk altındaki bireyin beslenme alışkanlığı ve ilaç kullanımı belli bir süre kontrol altına alınır. Polip ya da tümör varlığı söz konusu olduğunda dışkının geçişi sürecinde narinleşen kan damarlarından sızıntı şeklinde kanamalar gözlemlenebilir. Bu testin negatif ya da pozitif sonuçlanması tam bir veri elde etmemizi sağlamaz. Ayrıca gaitada gizli kan testi de yapılabilir. Bunun için bireyden ardarda 3 dışkı örneği alınır. Bu test sayesinde kolon kanseri varlığının %50 gibi bir kısmından söz edebilecek bilgiye sahip olabiliriz. Bu testi uygulamak için yoğun bir diyet ve ilaç kısıtlamasına gidilmesi gerekmektedir. Kanser varlığından yarı yarıya söz edebilecek bilgi vermesine rağmen dezavantajları da vardır. Çünkü bazı polip ve tümörler kanama eğilimde değildir.Kolon kanseri kan değerleri sonucunda hastalık konusunda pozitif bir ibare varsa ve uzman hekim tarafından diğer testler ile de hastalığın varlığı kesinleşmişse hemen tedavi aşamasına geçilir. Kanserin evresi ve bulunduğu bölge göz önüne alınarak hastanın genel sağlık durumu ve bireysel tercihleri doğrultusunda en etkin tedavi yöntemi cerrahi girişimdir. 1.ev]]> Kolon Kanseri İlaçları https://www.kolon.gen.tr/kolon-kanseri-ilaclari.html Tue, 27 Nov 2018 14:47:04 +0000 Kolon kanseri ilaçları günümüzde ilaç sektörünün gelişmesi sayesinde yaşlı hastalarda ve kemoterapi gören hastalarda uygulanan ve tedavinin rahatça yapılmasına olanak sağlayan ilaçlardır. Kolon kanserinin tedavisinde günüm Kolon kanseri ilaçları günümüzde ilaç sektörünün gelişmesi sayesinde yaşlı hastalarda ve kemoterapi gören hastalarda uygulanan ve tedavinin rahatça yapılmasına olanak sağlayan ilaçlardır. Kolon kanserinin tedavisinde günümüzde 5-FU, folinik asit, Xeloda, Camptosar, Eloxatin, Bevakizumab, Penitumumab ve Setuksimab olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ilaçların çoğunlukla gruplar halinde verildiği ve bunlara FOLFOX ve CapeOX gibi protokol isimleri verildiğini görebilmek mümkündür.

Kolon Kanseri İlaçları

5-FU (5-Fluorusrasil): Bu ilaç uzun yıllardan beri kolon kanseri tedavisinde kullanılmakta olan ilaçlar arasında yer almaktadır. Bu tür kanserlerde kullanılan ana ilaç olarak karşımıza çıkan 5-FU daha çok folinik asit ile birlikte kullanılmaktadır. Bu ilacın toplardamar yolu kullanılarak ortalama 2 saat içerisinde hastaya daha çok bir serum pompası aracılığı ile verildiğini söyleyebilmek mümkündür.

Folinik Asit (Lökovorin): Kolon kanseri tedavisinde 5 FU, camptasor ve eloxatin gibi ilaçlarla birlikte kullanılan ve bu tedavide ana ilaç olarak kullanılan ilaçlardan biridir.

Xeloda (Kapesitabin): Hap şeklinde olan bu ilaç en az 5-FU kadar etkili olan bir ilaç olarak karşınıza çıkmaktadır. Çoğunlukla günde iki kez olacak şekilde 2 hafta boyunca verilmekte olan bu ilacın yan etkilerinin 5-FU ile karşılaştırıldığında daha az olduğunu görebilmek mümkündür. Bununla birlikte el ve ayaklardaki ağrıya neden olması da 5-FU'ya nazaran daha az gerçekleşmektedir.

Kolon Kanseri İlaçlarıCamptosar (İrinotekan): Bu ilacın 5-FU ve lökovorinle beraber verildiğini, buna bir de FOLFİRİ protokolünün eklendiğini görebilmek mümkündür. damar yolu kullanılarak verilen bu ilaç 30 dakika ile 2 saat arasında verilen bir ilaçtır. Rutin olarak araştırılmadığından bazı hastalarda genetik sorunlar sebebi ile vücuttan rahat atılamadığını görebilmek mümkündür. Bu da aşırı ishal gibi yan etkilere neden olabilmektedir. Bu ilacın bilürübin seviyesi yüksek olan ve yaşlı kişilerde kullanılması oldukça riskli bir durum olarak değerlendirilmektedir.

Eloxatin (Oksaliplatin): Çoğunlukla 5-FU ve lökovorinle beraber verilen bu ilaç grubuna FOLFOX protokolü adı verilmektedir. Bu ilacın Kapesitabin ile beraber verildiği protokole ise CapeOX protokolü ismi verilmektedir. Bu ilacın damar yoluyla, iki saat içerisinde ve her 2-3 haftada bir olmak üzere verildiği görülmektedir.
]]>
Kolon Kanseri https://www.kolon.gen.tr/kolon-kanseri.html Tue, 27 Nov 2018 21:56:25 +0000 Kolon kanseri, toplumda insanları etkileyen yaygın kanser türleri arasındadır. En fazla 50 yaş üstündeki kişileri etkiler ve cinsiyet farkı olmaksızın görülür. Kolon kanserinin ortaya çıkışı bazı hücrelerdeki anormal ço Kolon kanseri, toplumda insanları etkileyen yaygın kanser türleri arasındadır. En fazla 50 yaş üstündeki kişileri etkiler ve cinsiyet farkı olmaksızın görülür. Kolon kanserinin ortaya çıkışı bazı hücrelerdeki anormal çoğalmanın sonucunda gerçekleşir. Bu şekilde oluşan tümörler iyi huylu ve kötü huylu olabilir. Kalın bağırsak kanseri olarak ta bilinen kolon kanseri tarama testleri yardımıyla erken aşamada teşhis edilebilir. Kanserin % 70 oranı bağırsağın solunda, % 25 oranı sağında, kalan % 5 oranı da iki taraflı etkili olur. Yapılan araştırmalar kolon kanserinin meme ve akciğer kanserinin ardından insanları etkileyen üçüncü kanser türü olduğunu belirlemiştir.

Kolon kanseri gelişimi birden olmaz. Genellikle 3-5 yıl devam eden bir süreçte gelişir. Kanserlerin % 60 kadarı bağırsaktaki polip denilen iyi huylu urlar, Crohn hastalığı ile ülseratif kolit benzeri iltihabi bağırsak hastalıkları sonucunda ortaya çıkar. Kolonoskopi tetkiklerinin rutin şekilde yapılması kolon kanserinin erken aşamada teşhis edilmesine yardımcı olur. Kolon kanserlerinin % 95 oranı adenokarsinom grubuna girer.

Kolon kanseri açısından risk grubunda olan kişiler
  • 50 yaşın üzerindeki kişiler
  • Ailesinde birinci derece akrabalarında  kolon kanseri öyküsü olanlar
  • Beslenmede kalorili ve yüksek yağlı besinleri fazla tüketenler
  • Peutz Jeghers sendromu bulunan kişiler
  • Lif oranı düşük besinleri daha fazla tüketenler
  • Kırmızı eti her gün tüketenler
  • Meme kanseri, rahim ya da yumurtalık kanseri geçmişi olan kadınlar
  • Kalın bağırsak polipleri olanlar
  • İltihabi bağırsak hastalığı olan kişiler
  • Aşırı kilolu olma, özellikle obezite derecesinde şişman olanlar
  • Şeker hastası olanlarda
  • Sigar içme alışkanlığı olanlarda
  • Düzenli şekilde alkollü içecek tüketenler
  • Gece vardiyasında çalışma sistemi yoğun olan kişilerde kolon kanseri gelişme riski daha yüksektir.
Bu risk faktörlerine rağmen, kolon kanseri olan hastaların yaklaşık ,% 75 kadarında herhangi bir risk faktörü tespit edilememiştir.

Kolon kanserinden korunmak için ne yapılmalı

Kolon kanserinden korunmak amacıyla herkesin 40 yaşından itibaren her yıl dışkıda gizli kan testi yaptırması, kalın bağırsak röntgeni, kolon grafisi, 5 yılda bir sigmoidoskopi, 10 yılda bir kolonoskopi ya da sanal kolonoskopi gibi bazı tarama testlerini yaptırması önemli bir fayda sağlar. Ailesinde kolon kanseri öyküsü olanlar mutlaka genetik danışmanlık alması gerekir. Her gün düzenli olarak yarım saatle bir saat arasında egzersiz yapılması, folik asit alınması, D vitamini ve kalsiyum takviyesi alınması gerekir.

Kadınlar menopoz döneminde hormon tedavisi olmalı, sigaradan uzak durulmalıdır. Beslenmede posalı yiyeceklere ağırlık verilmeli, yağlı gıdalardan kaçınılmalı, kırmızı et az tüketilmelidir. Probiyotiklerde beslenmede yer almalıdır. Bunların yanında düzenli aspirin kullanımı kalın bağırsaktaki polip oluşumunda önemli bir koruyucu etkendir. Dolayısıyla kolon kanserinden korunmak içinde faydalı olur.

Kolon kanseri belirtileri nelerdir

Dışkıda parlak kırmızı ya da koyu siyaha çalar renkte kan görülmesi kolon kanserinin önemli bir belirtisidir. Bu gözle görülebilen şekilde olur. Ancak görünmeyen şekilde de dışkıda kan olabilir. Bu durum testle ortaya çıkarılabilir.

Hastalarda kramp tarzında karın ağrısı, dışkılama alışkanlığında değişim gibi belirtilerde ortaya çıkabilir. Ayrıca sebebi belirlenemeyen kilo kayıpları, sebepsiz kansızlık sorunu, bağırsak tıkanıklığı, makat ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Az miktarda bağırsak delinmesi sorunu, dışkının tam olarak boşaltılamaması gibi belirtilerde olabilir. Ancak % 3 oranında hastalarda herhangi bir belirti ortaya çıkmayabilir.

Kolon KanseriKolon nasıl yapılır;
  • Kolon aplikasyon planına göre kolon ve perde yerleri tespit edilir.
  • Kolon kesitlerini çizerek kanatların ölçüleri belirlenmelidir.
  • Kolon kanatları hazırlanmalıdır.
  • Kolon kalıbını dikey olarak yerine koyup iki yandan takviyelerle bağlanmalıdır.
  • Hazırlanan kolon kanatları birbirine çivi ya da benzeri bir elemanla tutturulmalı, açık yüzü de alttan üstten tahta ile kapatılmalıdır.
  • Kolon yüksekliklerini ip çekerek işaretlenmeli, fazla kısımları ise testere yardımıyla kesilmelidir.
  • Geniş kolon çeşitleri ve perdelerde bağlantı çubukları kullanılır. Çubukların uçlarına gelen çiroz ya da kilitler yardımıyla kalıp ayarları yapılır sıkma ya da gevşetme şeklinde genişliğinin ayarı yapılır.
Kolon çeşitleri;
  • L Profilli Kolonlar
  • H Profilli Kolonlar
  • U Profilli Kolonlar
  • Kolon Ca https://www.kolon.gen.tr/kolon-ca.html Wed, 28 Nov 2018 23:24:29 +0000 Kolon Ca, kalın bağırsak kanserinin tıbbi olarak kullanılan adıdır. Kolon yani kalın bağırsakta meydana gelen kanser hücrelerinin oluşturduğu tümörler ile yayılan kanser hastalığı kolon Ca diye tanımlanır. Son derece rahat Kolon Ca, kalın bağırsak kanserinin tıbbi olarak kullanılan adıdır. Kolon yani kalın bağırsakta meydana gelen kanser hücrelerinin oluşturduğu tümörler ile yayılan kanser hastalığı kolon Ca diye tanımlanır. Son derece rahatsız eden fakat erken tanıyla tedavisi mümkün olabilen bir kanser türüdür. Kolon kanserine yakalanan kişiler genellikle hastalığın erken evrelerinden itibaren rahatsızlıklar yaşamaya başlarlar. Gözlemlenen rahatsızlıklar ile bir hekime başvuran hastalar üzerinde uygulanacak kolonoskopi yöntemi ile hastalık tespit edilebilir ve tedavisine başlanabilir.

    Kolon Ca Belirtileri Nelerdir:
    • Dışkılama düzeninde değişiklik,
    • Dışkılama sırasında ağrı ve kanama,
    • Dışkının koyu katran gibi siyah renk alması,
    • Ani gelişen kilo kaybı,
    • Dışkılama sonrasında bağırsaklarda boşalmama hissi,
    • Sürekli gaz sancıları ve mide yanmaları,
    • Dışkı çapında incelme,
    • Sürekli geçmeyen halsizlik başlıca kolon ca belirtileridir.
    Kolon CaKolon Ca Nasıl Tanımlanır ve Tedavi Edilir:

    Kolon Ca, belirtilen hastalık belirtileri ile doktora  başvuran hasta üzerinde uygulanacak bazı yöntemler ile tespit edilir. Bu yöntemlerden başlıca olanı kolonoskopidir. Hastalığın erken evrelerinde, dışkının mikroskobik incelenmesi ve tomografi incelemesi ile tanının desteklenmesi gerekir. Kolon ca teşhisi konulan hasta ile hekim öncelikle hastaya uygun bir tedavi programı çıkarmalıdır. Kolon ca için genellikle ilk uygulanan tedavi ameliyat yöntemidir. Kalın bağırsaktaki kanserli dokunun tamamen çıkarılması yöntemi hastalıktan kurtulmaya ve yeniden oluşumunu engellemeye en önemli etkendir. Cerrahi yöntem genellikle hastalığın erken evrelerinde tercih edilen bir yöntemdir. Kalın bağırsak dokusunun yanında yakında bulunan lenf nodüllerinin  de temizlenmesi bir çok cerrahın tercihidir. Böylelikle hastalığın civar dokulara ya da akkan sistemine sıçramasının önüne geçilmeyi hedeflerler.
    Kolon ca, tedavi sürecinde özellikle hastalığın ilerleyen evrelerinde tercih edilen diğer tedavi yöntemleri ise, radyoterapi ve kemoterapidir. Cerrahi yöntem ile tamamen temizlenmeyeceği düşünülen ya da yapılan patoloji incelemesi sonucu kötü huylu yani habis kanser hücrelerine rastlanan durumlarda kemoterapi ya da radyoterapi uygulaması tedavinin başarısını artıracaktır. Kolon ca ilerlemesi hızlı ve çabuk yayılan bir kanser türüdür. Herhangi bir belirtiyi yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden hekime görünmesi hastalığın erken tanısında ve tedavinin başarı oranında önemli oranda rol oynar. 
    ]]>
    Kolon Kanseri Testi https://www.kolon.gen.tr/kolon-kanseri-testi.html Thu, 29 Nov 2018 00:41:32 +0000 Kolon kanseri testi doktorun gerekli gördüğü durumlarda ve aile geçmişinde kolon kanseri bulunan kişilere uygulanan testlerdir. Kolon kanseri tanısı koyulabilmesi için yapılabilecek birçok test bulunmaktadır. Ancak bunlar içerisi Kolon kanseri testi doktorun gerekli gördüğü durumlarda ve aile geçmişinde kolon kanseri bulunan kişilere uygulanan testlerdir. Kolon kanseri tanısı koyulabilmesi için yapılabilecek birçok test bulunmaktadır. Ancak bunlar içerisinde en çok kolonoskopi işlemi uygulanmaktadır. Kişide kolon kanseri olduğu ya da olabileceği şüphesi bulunuyorsa bu testler sonucunda kanserli hücrelere sahip olup olmadığı anlaşılabilmektedir.

    Kolon Kanseri Testi Çeşitleri

    Makattan parmak ile muayene etme: Uzman hekim tarafından hastanın makadı parmak kullanılarak muayene edilmektedir. Rektal tuşe ismi verilen bu işlem dikkatli şekilde yapıldığı zaman kişide ağrı olmadığını görmek mümkündür. bu işlem sayesinde makatta kitle olup olmadığı anlaşılabilmektedir.

    Dışkıda gizli kan testi: Kişide kalın bağırsak adenomunun ya da kanserinin bulunması durumunda kanser yüzeyinde bulunan damarların hızlı bir şekilde hasar gördüğünü ve buna bağlı olarak dışkıda kan olduğunu görebilmek mümkündür. Ancak bazı durumlarda gözle görülmeyen gizli kan olması söz konusu olabilmektedir. Kanamanın miktarına ya da dışkının rengine göre değişiklik gösteren bu durum dışkıda gizli kan testi ile belirlenebilmektedir. Sonuç pozitif olduğu takdirde bu kişilerde kanser açısından daha detaylı incelemeler gerçekleştirilmektedir. Ancak bilinmesi gerekir ki bu testin pozitif çıkması her zaman kanser ya da polip anlamına da gelmemektedir. 

    Sigmoidoskopi: Silindir biçimde ve parmak kalınlığında olan esnek, görüntü ileten ışıklı bir tüp olan sigmoidoskop makattan sokulup kalın bağırsakların son 30 cm'lik olan kısmını incelemektedir. Video bağlantısı gerçekleştirebilen bu alet ile kişide kanser olup olmadığını görebilmek mümkün olmaktadır. Hasta için her ne kadar rahatsız edici bir yöntem olsa da ağrısız olan bu yöntem oldukça etkilidir.

    Kolon Kanseri TestiKolonoskopi: Sigmoidoskopi ile benzer özelliklere sahip olan kolonoskopi en bilindik kolon kanseri testi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tetkikler sırasında polip görülmesi durumunda poliplerin alınması söz konusudur. Poliplerin tanı işlemi esnasında kansere dönüşmemiş olması söz konusu olabilmektedir. Ancak ileriki dönemlerde kansere dönüşme riski bulunduğundan dolayı poliplerin alınması gerekmektedir. Alınan poliplerin mikroskopla incelenmesi ve poliplerde kanserleşme olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Eğer bu sırada şüpheli bir kitle görülmesi söz konusu ise daha sonra biyopsi işlemi gerçekleştirilir. Böylece kitlenin kanserli olup olmadığı konusunda kesin sonuca varılmaktadır.
    ]]>
    Kolon Ameliyatı https://www.kolon.gen.tr/kolon-ameliyati.html Thu, 29 Nov 2018 19:06:11 +0000 Kolon ameliyatı sindirim sisteminin alt bölümü olan kalın bağırsaklarda (Kolon) meydana gelen kanser hastalığında uygulanmakta olan laparoskopik bir cerrahi türüdür.  Kolon dediğimiz yapı sadece kalın bağırsak olarak karşı Kolon ameliyatı sindirim sisteminin alt bölümü olan kalın bağırsaklarda (Kolon) meydana gelen kanser hastalığında uygulanmakta olan laparoskopik bir cerrahi türüdür.  Kolon dediğimiz yapı sadece kalın bağırsak olarak karşımıza çıkmaz, aynı zamanda kolonun son bölümü dediğimiz rektum da bu yapı içerisinde yer almaktadır. Sindirim sisteminin çalışma şekline bakacak olduğumuz zaman yediklerimizin sindiriminin ağızda başladığını görebiliyoruz. Ağızdan sonra yemek borusu ile mideye geçen yemeklerin ince bağırsaklara buradan kolon adı verdiğimiz kalın bağırsak ve ardından rektum yoluyla vücuttan atılmaları söz konusudur. Kolon'da meydana gelen kanserli hücreler bu işlemin sonlandırılamamasına ve yiyecek artıklarının vücuttan atılamamasına neden olabileceğinden ameliyat edilmesi gerekmektedir.

    Kolon ameliyatı karnın ön duvarından ve en büyüğü 1 cm olacak şekilde 4 ya da 5 küçük delikten birine yerleştirilmiş olan teleskop ile alınan görüntülerin monitöre yansıtılması ile başlamaktadır. Diğer deliklerden de kolonda bulunan iyi ve kötü huylu olabilen kalın bağırsak hastalığının tedavisini gerçekleştirmek için kullanılan aletler sokulmaktadır. kolon hastalıklarının tedavisinde laparoskopik işlemin yanı sıra açık ameliyat da gerçekleştirilebiliyor olsa da hastanın daha az ağrı duyması ve daha çabuk iyileşmesi mümkün olduğundan dolayı bu tür ameliyat tekniğinin tercih edildiğini görebilmek mümkündür.

    Kolon AmeliyatıLaparoskopik kolon ameliyatları,

    Kolon ameliyatı açık ameliyat olarak değil de laparoskopik ameliyat şeklinde gerçekleştirildiği zaman pek çok avantajı olduğunu görebilmek mümkündür. Ancak her hastaya da laparoskopik işlem uygulanamadığını unutmamak gerekir. Laparoskopik kolon ameliyatları sonrasında kişinin daha az ağrı duyduğu, ameliyat bittikten sonra hastanede daha az süre kaldığı, normal beslenme şekline daha kısa sürede başladığı, işine daha kısa süre içinde dönebildiği görülür. Ayrıca bağırsak hareketlerinin de daha kısa süre içinde normale dönmesi laparoskopik işlemin daha çok tercih edilmesine olanak sağlamaktadır.
    ]]>
    Kolon Tümörü https://www.kolon.gen.tr/kolon-tumoru.html Fri, 30 Nov 2018 07:41:59 +0000 Kolon tümörü, bir diğer adıyla kalın bağırsak kanseri olarak bilinmektedir. Kalın bağırsak içerisinde bulunan hücrelerin kendi kendine farklılaşarak değişik yapıları oluşturmasıyla kanser oluşur. Oluşan kanser hücreleri Kolon tümörü, bir diğer adıyla kalın bağırsak kanseri olarak bilinmektedir. Kalın bağırsak içerisinde bulunan hücrelerin kendi kendine farklılaşarak değişik yapıları oluşturmasıyla kanser oluşur. Oluşan kanser hücreleri her geçen gün biraz daha gelişeceği için diğer tümörlerde olduğu gibi kolon tümöründe de tedavi gerekecektir. Bu gibi hastalıklarda en önemli şey erken teşhistir. Çünkü bu durum ne kadar erken teşhis edilirse o kadar ciddi bir şekilde tedaviler yapılır. Kolon tümörü her geçen gün büyüyen bir tümördür. Bu nedenle bu tümör daha fazla büyümeden ortadan kaldırıldığında hem tedaviler daha kolay olur hem de hasta bu durumdan daha az etkilenir. Bu rahatsızlık eğer tedavi edilmezse ileri zamanlarda tümörün yakın olan diğer organlara geçme olasılığı çok yüksektir. Tümör bu şekilde diğer organlara geçtiği zaman insanlarda ölüme bile neden olabilir. Bu tümör türü günümüzde en çok yetişkinlerde meydana gelmektedir. Bilindiği gibi kolon bölgesinde kısmen sindirilmiş olan gıdalar ince bağırsaktan gelerek bu bölgede biraz daha sindirime uğrar. Kolon adındaki organda sindirime uğrayan maddelerin emilimi iyice gerçekleştirildikten sonra buradan anüse gider ve anüsten dışarı atılır. Kolon tümörü, direk olarak rektumdan başlayarak oluşmaktadır. Genellikle kolonun iç tabakasını örten katmanlarında oluşan tümör, kimi zaman tek bir yapıdan oluşsa bile bazen de birçok farklı yapıdan oluşarak kolon içerisinde yayılabilir. Bu durum insanlarda kolon tümörü türüne göre değişiklikler gösterebilir. 

    Kolon tümörü risk faktörleri:
    • Kolon tümöründe en önemli risk faktörü 50 yaş sonrasındaki kişilerdir. Genel olarak insanlardaki kolon tümörü problemi 50 yaş ve sonrasında görülmektedir. Yaşa bağlı olarak görülen kolon tümöründe ortalama yaş 60'tır.
    • Kolon tümörünün bir diğer risk faktörü ise kolon bağırsağında oluşan poliplerdir. Kolon bağırsağında oluşan polipler direk olarak kolon tümörü oluşumuna risk faktörü olmaktadır. Eğer sizlerde de kolon polipleri var ise bu durumda tedavilerinizi geciktirmeyin.
    • Kolon tümörü aile içerisinde genetik olarak görülebilen bir rahatsızlıktır. Bu nedenle ailesinde herhangi bir kişide görülmüş olan kolon tümörünün bir diğer aile bireyinde de görülme ihtimali vardır.
    • Sürekli olarak diyet yapan insanlar da risk faktörleri içerisinde yer almaktadır. Özellikle hayvansal yağ açısında zengin, kalsiyum ve folat açısından fakir besinlerle beslenen insanlar risk grubu içerisindedir. 
    • Aşırı olarak sigara içen insanlar bu hastalığın risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sigara nedeniyle ortaya çıkan kolon tümörü, yavaş yavaş kendisini ortaya çıkarmaktadır. 
    Kolon TümörüKolon tümörü meydana geldiği zaman ne gibi belirtilere neden olur

    Bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler: Kolon tümörü, gelişim olarak ilerleyerek ileri safhalara ulaştığı zaman direk olarak bağırsaklarda istemsiz kasılmalara neden olacaktır. Bu durum ise insanlarda düzensiz olarak tuvalete çıkma ihtiyacının oluşmasına neden olacaktır. 
    Sindirim bozukluğu: Bağırsakların düzensiz çalışmasına bağlı olarak buraya gelen besinler aşırı bir şekilde sindirilecek ya da daha az sindirilecektir. Bu nedenle insanlarda kabızlık ya da ishal gibi rahatsızlıklar sık sık baş gösterecek ve bu durumlar da daha farklı hastalıkların oluşmasına neden olacaktır.
    Dışkıda kan: İlerlemiş olan kolon tümörü vakalarında kişilerde gizli ya da açık bir şekilde dışkıyla birlikte kan meydana gelir. Meydana gelen kanama genellikle parlak olsa bile bazen koyu kırmızı bir halde de görülebilir. 
    Sürekli yorgunluk: Bağırsağın huzursuz olması ve vücut bağışıklığının sürekli olarak tümörü yok etmeye çalışmasına bağlı olarak insanlarda sürekli yorgunluğa neden olmaktadır. 
    Bunların yanında ayrıca; Bulantı ve kusma, Aşırı kilo kaybı, şişkinlik, kan kaybı, makata yakın y]]> Kolon Polipleri https://www.kolon.gen.tr/kolon-polipleri.html Fri, 30 Nov 2018 16:26:11 +0000 Kolon polipleri, hemen hemen her yaşta görülebilecek bir durum olsa bile aslında özellikle yetişkinlerde ortaya çıkan bir problemdir. Kolon adı verilen bağırsaklarda oluşan bu polipler, bağırsağın iç kısımlarında oluşum g Kolon polipleri, hemen hemen her yaşta görülebilecek bir durum olsa bile aslında özellikle yetişkinlerde ortaya çıkan bir problemdir. Kolon adı verilen bağırsaklarda oluşan bu polipler, bağırsağın iç kısımlarında oluşum göstermektedir. Polipler bağırsak içerisinde meydana gelen anormal büyümelerdir. İlk başlarda son derece zararsız olan bu polipler büyüdükçe belirtilerini de büyüteceği için hastalığın ileri safhalarında çok ciddi belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtiler ise insanlarda direk olarak rahatsızlıkların oluşmasına neden olacağı için kolon polipleri tedavi edilmelidir. Günümüzde tedavi edilmediği için insanlarda kolon kanserine dönüşen kolon polipleri örnekleri bulunmaktadır. Böylesine bir riske yol açtığı için bile kolon polipleri tedavi edilmelidir. Kolon polipleri birçok zaman kabarma ve sarkma şeklinde meydana gelebilmektedir. Bu polipler, insanlarda birçok belirtiye neden olacağı için rahatlıkla fark edilebilir. Fakat bu durumlarda asıl dikkat edilmesi gereken şey poliplere erken tedavi yapmaktır. Çünkü yapılan etken tedavisinde sorunlar çok daha rahat bir şekilde ortadan kaldırılabilir. Polipler bazı insanlarda 1-2 tane şeklinde görülür. Bu insanların yüzde otuzunda birkaç taneden daha fazla polip görülür. Polibin tehlikeli olduğu zaman birkaç taneden daha fazla olduğu durumlardır.  

    Belirtileri nelerdir
    Kolon polipleri oldukça ilerleyene kadar herhangi bir şekilde belirtiye neden olmaz. Bu nedenle birçok kişi belirti göstermediği için ilk başlarda bu poliplerin farkına varmaz. Fakat bazı hastalarda farklı hastalıklar için yapılan testlerde bu poliplere de şans eseri olarak rastlanır. Bu hastalar aslında oldukça şanslıdır. Çünkü bu şekilde erken tedavi imkanı sunulmuş olur. Polipler iyice ilerledikten sonra şu belirtileri ortaya çıkarır. 
    • Poliplerin ortaya çıkaracağı ilk belirti, insanlarda dışkılama sırasında ya da dışkılama sonrasında oluşan kanamalardır. Bu kanamalar dışkı üzerinde rahat bir şekilde görülebileceği için insanlar daha ilk kanamalarda bile bu durumun farkına varabilirler.
    • Aynen kolon tümörlerinde olduğu gibi bağırsak polipleri de bağırsak hareketlerinde değişimlere neden olur. Bunun nedeni ise direk olarak kolon üzerinde oluşan poliplerin büyümesi ve kan kaybetmesidir. 
    • İleri ki zamanlarda aşırı olarak büyümüş olan kolon polipleri insanlarda bağırsak tıkanıklıklarına neden olabilir. Bu tür polipler genellikle çapı 3 cm'yi geçen poliplerdir. Bundan küçük polipler hiçbir şekilde tıkanmaya neden olmaz. 
    • İnsanlarda kolon polibi bulunması durumunda sık bir şekilde kabızlık ve ishal durumları meydana gelir. Bu durumlar kişinin tükettiği besinlere bağlı olarak değişim gösterebilir. 
    • İlerlemiş olan polipler insanlarda şiddetli ağrılara neden olmaktadır. Bu ağrılar özellikle dışkılama sonrasında yaygın olarak meydana gelir.
    Kolon PolipleriKolon polipleri en çok kimlerde görülür
    kolon poliplerinin ilk hedefi genetik olarak bu duruma yatkınlığı olan insanlardır. Bu insanlar en çok aile içerisinde diğer bireylerde görülmüş olan kolon polipleri olan insanlardır. Daha önceden aile içerisinde bu sorun yaşanmışsa diğer aile bireylerinin de önlem almaları gerekmektedir. Bunun yanında bağırsak iltihabı sorunu olan insanların da kolon polipleri için dikkatli olmaları gerekmektedir. Özellikle 50 yaş ve üzeri olan insanların çok daha fazla dikkatli olmaları gerekir. Eğer sigara içiyorsanız ve aynı zamanda farklı bağırsak hastalıklarınız varsa kesinlikle kolon polipleri için ara muayeneler yaptırmalısınız. Son olarak aşırı bir şekilde alkol alışkanlığı olan insanların da kolon polipleri için dikkatli olması gerekmektedir. Bu kişiler kolon polipleri açısından çok ciddi olarak risk faktörleri arasındadır. 
    ]]>
    İrritabl Kolon Sendromu https://www.kolon.gen.tr/irritabl-kolon-sendromu.html Sat, 01 Dec 2018 15:13:32 +0000 İrritabl kolon sendromu, günümüz toplumumuzda yaygın bir şekilde görülen bir rahatsızlıktır. Bu sendromun görüldüğü insanlarda hiçbir şekilde bağırsaklarda ya da diğer başka organlarda herhangi bir bozukluk görülmez. Ha İrritabl kolon sendromu, günümüz toplumumuzda yaygın bir şekilde görülen bir rahatsızlıktır. Bu sendromun görüldüğü insanlarda hiçbir şekilde bağırsaklarda ya da diğer başka organlarda herhangi bir bozukluk görülmez. Hatta insanların yaptırmış oldukları tahlillerde ve tetkiklerde bile herhangi bir anormalliğe rastlanmaz. Bu nedenle bu hastalığın teşhisi bir hayli zordur. Hastalığın belirtileri, direk olarak irritabl kolon sendromunun insanlarda varlığının göstergesi olur. Bu nedenle insanlar direk olarak doktorlara hikayelerini anlatarak bu hastalığı ortaya çıkarabilir. Birazdan söyleyeceğimiz belirtilerin görülmesi durumunda yapılması gereken ilk şey alanında uzman bir doktora giderek bu sendromun acil bir şekilde tedavi ettirilmesi gerekir. Çünkü bu rahatsızlık üzerinde durulmadığı zaman ileri ki zamanlarda basur, fistül ve buna benzer birçok hastalık ortaya çıkacaktır. Özellikle yaşı ileri olanlar ve genetik olarak bu gibi hastalıklara yatkın olan insanlarda çok ciddi hastalıklar ortaya çıkar. Genel olarak irritabl kolon sendromuna bakıldığında bu hastalığın çok ciddi ve çok tehlikeli bir hastalık olmadığını bilmeliyiz. Fakat bu hastalık ilerledikçe ve tedavi edilmedikçe çok ciddi bir şekilde sorunları ortaya çıkaracağı için önemsenmesi gerekir. Bu hastalığın en büyük problemi, göstermiş olduğu belirtiler nedeniyle insanlarda yaşam kalitesinin ciddi bir şekilde düşürmesidir. Bu nedenle insanlarda tedavi mecburi bir hale gelir. Sonuçta hiç kimse sürekli olarak kabız ya da ishal olmak istemez.

    İrritabl kolon sendromu belirtileri nelerdir
    • Bu sendromun meydana gelmesindeki en büyük belirti insanlarda aşırı bir şekilde gaz birikmesidir. Bu durum ise direk olarak şiddetli ağrılara neden olacaktır. Meydana gelen ağrılar ise direk olarak bahsettiğimiz yaşam kalitesinin düşmesine neden olacaktır.
    • Bu rahatsızlığın görüldüğü insanlarda dışkıda mukus maddesi meydana gelebilir. Bu durum direk olarak bağırsağın doğru ve zamanında çalışmamasından kaynaklanmaktadır. Mukus miktarının çok fazla olması kişilerde ciddi rahatsızlıklara neden olmaz. 
    • Bu sendromun görüldüğü insanlarda sürekli olarak ishal ya da kabızlık problemleri ortaya çıkar. Bundan daha kötüsü bazı insanlarda ishal ve kabız aynı anda bile yaşanabilir. Bu gibi durumlar ise çeşitli bağırsak hastalıklarının ortaya çıkmasında önemli rol oynar. 
    • Kişilerde dışkıyla birlikte kanamalar meydana gelir. Bu belirti oldukça az karşılaşılan bir durum olsa bile ara ara insanlarda görülebilir. 
    • Son olarak meydana gelen bir diğer belirti ise irritabl kolon sendromu olan insanlarda meydana gelen acil dışkılama istediğidir. Kişi acilen lavaboya gitmek ister ve lavaboya gittiğinde çok az bir boşaltım gerçekleştirir. Bu durum belli bir süre sonra kişinin işlerini etkileyeceği için can sıkıcı bir hal alır. 
    İrrtabl kolon sendromunun risk faktörleri:
    Birçok hastalıkta olduğu gibi irritabl kolon sendromu olan insanlarda da yaş en önemli risk faktörüdür. Bunun yanı sıra daha önemli risk faktörleri ise erkeklerdir. Günümüzde kadınlara göre erkeklerde yaygın olarak irritabl kolon sendromu meydana gelmektedir. Eğer böyle bir durum söz konusuysa insanların hiçbir şekilde kafein içeren besinleri tüketmemesi gerekmektedir. Çünkü bu durumlarda kafein çok ciddi bir şekilde zorlukların ortaya çıkmasına neden olacaktır. Son olarak önemli bir risk grubu ise aşırı stres altında olan insanlardır. Stres bu gibi rahatsızlıklarda önemli bir rol oynar. 

    İrritabl Kolon Sendromuİrritabl kolon sendromu teşhis ve tedavisi:
    Hastalığın teşhisi için aslında ilk olarak hastanın şikayetleri dinlenir. Eğer hastada herhangi bir şekilde kanama görülüyorsa hemen kan testleri yapılarak olası kanser durumlarına bakılır. Bunun haricinde irritabl bağırsak sendromu teşhisi için uygulanacak herhangi bir tetkik yoktur. Eğer gerekirse rönt]]> Kolon Ameliyatı Sonrası https://www.kolon.gen.tr/kolon-ameliyati-sonrasi.html Sat, 01 Dec 2018 16:34:31 +0000 Kolon Ameliyatı Sonrası, hasta kolon ameliyatı sonrasında ağrı hissedebilir, ancak ilaçlar ile bu ağrılar kontrol altına alınabilmektedir. Özellikle kolon ameliyatı sonrasında hastaya bir kaç gün gıda verilmeden sadece serum t Kolon Ameliyatı Sonrası, hasta kolon ameliyatı sonrasında ağrı hissedebilir, ancak ilaçlar ile bu ağrılar kontrol altına alınabilmektedir. Özellikle kolon ameliyatı sonrasında hastaya bir kaç gün gıda verilmeden sadece serum tedavisi uygulanmaktadır. Kolon ameliyatından sonra idrar kesesi, dalak, vajina, rahim ve idrar yolu gibi bazı komşu olan organlarda yaralanmalar meydana gelebilmektedir. Hastanın kolon ameliyatı sonrasında bacaklardaki damarlarda pıhtılar oluşabilmektedir (derinven trombozu ya da emboli). Bunun için kolon ameliyatı sonrasında hastalara takriben bir ay süresince (antiembolik çorap) varis çorabı kullanması önerilir. Pıhtılaşmanın engellenmesi içinde kanı sulandırıcı etkisi olan iğneler uygulanmaktadır. 

    Kolon Ameliyatı Sonrası Cerrahi Sıkıntılar Nelerdir, kolon ameliyatı için cerrahi işlem uygulanan bölgede ameliyat sonrasında iltihaplanma olabilir. Ayrıca kolon ameliyatına bağlı olarak bağırsak yapışıklığı durumu da söz konusu olabilmektedir. Cerrahi işlem bittikten sonra birbiri ile birleştirilmiş olan kalın bağırsak uçları kendiliğinden ayrılarak sızıntılara neden olabilir. Bu sızıntı kaçağına anastomoz kaçağı ismi verilmektedir. Meydana gelen bu sızıntı bazen basit katater yerleştirilerek düzeltilirken, bazen de yeniden cerrahi işlem ile bağırsağın deriye ağızlaştırılması için (ileostomi ya da kolostomi işlemleri) gerekebilmektedir.

    Kolon Ameliyatı Sonrası Hangi Komplikasyonlar Görülebilir, kolon kanseri ameliyatı sonrasında çoğunlukla erkek hastalarda cinsel ilişkiden sonra boşalamama, sertleşme kusuru gibi bir takım cinsel sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Kolon kanseri sonrasında kadın ve erkeler üzerinde yapılan çalışmalar %34 erkeklerde meydana gelen cinsel sorunlar Kadınlarda %9 olarak görülmektedir. Ancak kolon ameliyatı sonrasında hem kadınlarda hem de erkelerde ortaya çıkan cinsel sorunlar %57 olduğu gözlenmektedir. Çoğunlukla erkeklerin %37-79 civarında olan kişilerin kolon ameliyatı olmadan önce cinsel yönden aktif olduklarını ve ameliyattan sonra % 5-88'inin ise, cinsel problemler yaşadığı ortaya koyulmuştur.

    Kolon Ameliyatı SonrasıKolon Ameliyatı Sonrası Enfeksiyon, cerrahi işlem uygulanan her ameliyatta olduğu gibi, kolon ameliyatı sonrasında da enfeksiyon riski mevcut olmaktadır. Meydana gelen bu enfeksiyonun nedeni ise cerrahi işlem için yara açılmasıdır. Kolon ameliyatının başarılı olması sadece ameliyat esnasında yapılan işleme bağlı değildir. Ameliyat sonrasında bakım ve korunma yöntemi oldukça önemli olmaktadır. Hastada meydana gelebilecek birincil komplikasyon çoğunlukla doktor ve ekibine bağlı iken, ikinci komplikasyon ameliyat sonrası bakıma bağlı olmaktadır. Kolon ameliyatından sonra doktor tarafından hastanın takibinin düzenli yapılması gerekli vitallerin değerlendirilmesi, yara yerinin sağlık açısından değerlendirilerek başlamış olan sorunun hemen ortadan kaldırılarak tedavi edilmesi oluşabilecek riskleri en aza indirmektedir. Kolon ameliyatı sonrasında hastaya mutlaka antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır.
    ]]>
    Kolon Hastalığı https://www.kolon.gen.tr/kolon-hastaligi.html Sun, 02 Dec 2018 13:29:24 +0000 Kolon hastalığı, sindirim sisteminde kalın bağırsaktaki bir hastalıktır. Kalın bağırsağın son 20 cm kadar bölümü rektum, sonraki ince bağırsaklara kadar olan kısımda kolon olarak tanımlanır. Rektum ve kolon birleşim yeri Kolon hastalığı, sindirim sisteminde kalın bağırsaktaki bir hastalıktır. Kalın bağırsağın son 20 cm kadar bölümü rektum, sonraki ince bağırsaklara kadar olan kısımda kolon olarak tanımlanır. Rektum ve kolon birleşim yeri ise sigmoid kolon olarak tanımlanır. Kolondan başlayan hastalığa kolon kanseri denir. Bu kolon hastalığıdır. Kolonun iç yüzeyini kaplayan hücrelerde kolon hastalığı gelişir. Toplumda en fazla görülen kanser türleri arasında ilk beşte yer alır. Her yaşta kolon hastalığı görülebilse de, 50 yaşından sonra daha yaygındır. Erkekler ve kadınlar aynı riski taşırlar.

    Kolon hastalığı kalın bağırsakta kolon kısmında genetik ve çevresel etkenler yüzünden meydana gelen bir kanser tipi yani kalın bağırsak kanseridir. Kolon hastalığının oluşmasında en önemli etken hatalı beslenme düzenidir. Lif oranı bakımından yetersiz beslenme, hayvansal yağların tüketiminin fazla olması hastalığa uygun ortam hazırlar. Ayrıca kimyasallara maruz kalanlarda yüksek risk altındadır.

    Kolon hastalığı belirtileri nelerdir

    Karında şişkinlik, hazımsızlık, ishal ve kabızlık, iştahın azalması, ani kilo kayıpları hastalarda etkili olur. Bu belirtilerin birisi ya da daha fazla sayıdaki ortaya çıkarsa, mutlaka uzman bir doktora gidilmelidir. Bu ihmal edilirse, kalın bağırsaktaki tümörlü kitle giderek büyüme gösterecek ve bağırsağın daralmasıyla birlikte kalın bağırsakta kokuşma başlayacaktır. Kolon hastalığı tedavi edilmezse, hastalarda kansızlık sorunu ortaya çıkacak, kabızlık ve aralıklı olarak ağrı atakları oluşacaktır. Hastalarda dışkılama alışkanlıklarında değişme, karnın şişmesi, dışkının tam olarak boşaltılamaması gibi etkenler doktora gitmek için yeterli sebeplerdir. İhmal edilirse hastalarda bağırsakların tam tıkanması sorunu yaşanacaktır. Genel olarak kolon hastalığı belirtileri aşağıdaki başlıklarda toplanabilir;
    • Dışkılama alışkanlığının değişmesi
    • Karında şişkinlik, gaz oluşması, krampların olması
    • Kabızlık ve ishal oluşması
    • Dışkılamanın normalden ince olması
    • Bağırsakların boşaltılamadığı hissinin olması, kolon hastalığı belirtisi olabilir.
    Kolon HastalığıKolon hastalığı teşhisi ve tedavisi nasıl yapılır

    Yukarıda sayılan belirtilerin ortaya çıkması durumunda, hastalara kolonoskopi yapılarak kolon hastalığı yani kolon kanseri teşhisi konulabilir. Bundan sonra hastaya yapılacak müdahalelerden olumlu yanıt alınamazsa, zehirli maddeler kana karışarak hastada ağır bir tablo gelişmesine neden olur. Bunun sonucunda tümörün cerrahiyle çıkarılması zorlaşacaktır. Bu yüzden cerrahi yöntemlerle kolon hastalığının tedavisinde önemli bir yer tutmaktadır. Öncelikle tümörün ve çevre dokuların ameliyatla temizlenmesi önemlidir. Kolon hastalığının evresine göre, radyoterapi ve kemoterapi tedavileri de uygulanır.

    Kolon hastalığından korunmak için neler yapılabilir

    Herkesin beslenmesine dikkat etmesi kolon hastalığından korunmak için önemli bir aşamadır. Ayrıca bitkisel önerilerde uzman kontrolünde uygulanabilir. Sağlıklı beslenme beden sağlığının korunmasında önemlidir. Bu yüzden önerilen yiyecekler tüketilmelidir. Özellikle anason, buğday, yeşil çay, brokoli, acı ağaç, çörek otu, çilek, ayva, dut, lahana, kekik, zeytin, kuşburnu, sarımsak, soğan gibi yiyecekler kolon hastalığına yakalanmanıza engel olabilir. Aşırı yağlı besinler, baharatı fazla olanlar, tuz ve kırmızı et diyet listesinde mümkün olduğu kadar az olmalıdır. Taze sebze ve meyveler diyetin temel unsurları olmalıdır. Ayrıca düzenli olarak kontroller ihmal edilmemelidir. Erken teşhis edilen kolon hastalığı daha kolay tedavi edilebilir.
    ]]>
    Kolon Kanseri Çeşitleri https://www.kolon.gen.tr/kolon-kanseri-cesitleri.html Mon, 03 Dec 2018 12:34:37 +0000 Kolon kanseri çeşitleri, çok fazla sayıdadır ve bunların aldıkları isimlerin ortaya çıktıkları hücrelerden alındığını görebiliriz. Adenokarsinomlar, yassı (skuamöz) hücreli kanserler, karsinoid, sarkomlar ve lenfomalar o Kolon kanseri çeşitleri, çok fazla sayıdadır ve bunların aldıkları isimlerin ortaya çıktıkları hücrelerden alındığını görebiliriz. Adenokarsinomlar, yassı (skuamöz) hücreli kanserler, karsinoid, sarkomlar ve lenfomalar olarak adlandırıldıklarını görebildiğimiz bu kanser türlerinin bazı riski artıran durumlarda daha sık yaşandığını görebilmek mümkündür. Aileden gelen yani ailesinde daha önce bu kanser çeşitlerinden birini geçirmiş olan kişilerde kolon kanserinin herhangi bir çeşidini görme olasılığı daha fazla olmaktadır.

    Kolon Kanseri Çeşitleri

    Adenokarsinomlar: Bağırsak kanseri sorunu ile karşı karşıya olan kişilerin büyük bir çoğunluğunun adenokarsinom olduğunu görebilmek mümkündür. Kanserin bu çeşidinin bağırsak zarında bulunan bez hücrelerinde başladığını görüyoruz. Bu kişilerde hücrelerin mikroskop altındaki görüntülerinde müsinöz ya da taşlı yüzük tümörü görüldüğünü söyleyebiliriz.

    Yassı (Skuamöz) Hücreli Kanserler: Adenokarsinomlarla aynı şekilde tedavi edildiklerini görebildiğimiz bu tip kolon kanserlerinde yassı hücrelerin bez hücrelerle beraber bağırsak zarını oluşturdukları cilt tipi hücreler olduğunu görebiliyoruz.  

    Karsinoid: Nöroendokrin tümörü olarak da bilinen ve yavaş gelişmekte olan nadir bir kanser türüdür. Bu tip kanserli hücreler yani tümörlerin hormon üretmekte olan dokularda geliştikleri görülmektedir. Bu tip kanserler kolorektal kanserden farklı biçimde tedavi edilmektedirler. 

    Kolon Kanseri ÇeşitleriSarkomlar: Kemik ya da kas gibi vücutta destek hücreleri olarak görev yapan hücrelerde görülen bir kanser türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Kolon veya rektumda ortaya çıkan sarkomların pek çoğunun leyomiyosarkom olduğu görülmektedir. Bu da kanserin düz kaslarda başladığı anlamına gelmektedir. Bağırsak ya da rektumda meydana gelen adenokarsinomdan farklı şekilde tedavi edildiğini söyleyebileceğimiz sarkomlar en kısa sürede tedavi edilmek zorundadır.

    Lenfomalar: Lenfatik sistemde meydana gelmiş olan kanserler olarak tanımlanabilmektedirler. Genel olarak bakıldığı zaman 100 kişide görülen kolorektal kanserin sadece yaklaşık 1'i lenfoma olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kanser türü diğer kolorektal kanser türlerinden oldukça farklı şekilde tedavi edilmektedir. 
    ]]>
    Kolon Kanseri Beslenme https://www.kolon.gen.tr/kolon-kanseri-beslenme.html Mon, 03 Dec 2018 21:32:30 +0000 Kolon kanseri beslenme alışkanlıklarından doğan bir hastalık türü değildir. Ancak beslenme alışkanlıklarının olumsuz etkilerinin ciddi şekilde yansıdığı ve hastalığın ilerlemesi üzerinde etki yarattığı hastalık türl Kolon kanseri beslenme alışkanlıklarından doğan bir hastalık türü değildir. Ancak beslenme alışkanlıklarının olumsuz etkilerinin ciddi şekilde yansıdığı ve hastalığın ilerlemesi üzerinde etki yarattığı hastalık türleri arasında yer almaktadır. Araştırmacılara göre kanserin %15-35 arasındaki bir oranla beslenme alışkanlıkları değiştirilerek önlenebileceğini belirtmektedir. Bununla birlikte bir kişinin bağırsak kanseri yani kolon kanserine yakalanmayacağını garanti eden bir beslenme türü bulunmamaktadır. Ancak beslenme şeklinde gerçekleştirilen değişiklikler sayesinde genel sağlık durumunuzu iyileştirmeniz ve kansere yakalanma riskinizi düşürmeniz mümkün olabilmektedir.

    Kolon Kanseri ve Gıda Çeşitleri

    Farklı kanser türlerinde farklı tip besinlerin değişik sonuçlar doğurduğunu görebilmek mümkündür. Bu yüzden özellikle kolon kanseri olan kişilerin hangi besin türlerine göre beslenmesi gerektiğini anlayabilmesi için gıda türleri ile bağırsak kanseri arasındaki ilişkileri bilmeleri büyük bir önem taşımaktadır.  

    Kolon kanseri ve lifli gıdalar: Araştırmalara göre daha çok tahıl, sebze ve meyvelerde bulunan lif, bağırsak kanserine karşı koruyucu bir niteliğe sahiptir.

    Kolon kanseri ve meyve-sebze: Araştırmalara göre bol miktarda tüketilen sebze ve meyve, kişide bağırsak kanseri oluşumu riskinin daha az olmasına imkan sağlamaktadır.

    Kolon kanseri ve et: Kırmızı etin bol miktarda tüketilmesi ve özellikle de işlenmiş etlerin tüketilmesi kolon kanserine yakalanma riskini artırabilmektedir.

    Kolon kanseri ve balık: Tüketilen bol miktardaki balığın kolon kanserine yakalanma riskini azaltabilmesi mümkündür.

    Kolon kanseri ve kalsiyum: Kalsiyum bakımından zengin içeriğe sahip olan gıdaların bağırsak kanseri riskini azalttığı görülmektedir.

    Kolon Kanseri BeslenmeKolon Kanseri Beslenme Düzeni

    Kolon kanserine yakalanan kişilerin beslenme alışkanlıklarına dikkat etmeleri gerekmektedir. Doğrudan sindirim sistemi ile ilgili bir rahatsızlık olduğundan dolayı yiyeceğiniz besinlere özellikle dikkat etmeniz gerekmektedir. Kolon kanseri beslenme alışkanlıklarınızı değiştirerek yakalanmaktan kurtulmanızın mümkün olduğu bir rahatsızlık değildir, ancak yakalanma riskinizi azaltmanız mümkündür. Bunun için vücut kilo dengenizi korumanız gerekmektedir. Özellikle obezite kolon kanserine yakalanma riskini artırabildiğinden bu konuya özellikle dikkat edilmesi gerektiğini söyleyebiliriz. Ayrıca alkol tüketimi de bu hastalığa yakalanma riskini artırdığından alkolden uzak durmanın da etkili olabileceğini söyleyebiliriz. Bağırsak kanserinden korunmak istiyorsanız beslenme alışkanlıklarınızda şu değişiklikleri uygulamanız faydanıza olacaktır:
    • Sosis, domuz pastırması ve jambon gibi işlenmiş ve terbiyelenmiş etlerden daha az tüketmelisiniz.
    • Daha çok balık eti, daha az kırmızı et tüketmelisiniz.
    • Fasulye, tahıl, sebze ve meyvelerden tüketerek daha fazla lif almalısınız.
    • Meyve tüketimini artırmalısınız.
    • Özellikle yeşil ve yapraklı sebzeler olmak üzere sebze tüketimini artırmalısınız.
    • Peynir, süt ve yoğurt gibi kalsiyum açısından zengin gıdalar tüketmelisiniz.
    ]]>
    Spastik Kolon https://www.kolon.gen.tr/spastik-kolon.html Tue, 04 Dec 2018 16:30:48 +0000 Spastik kolon, Bağırsakta meydana gelen görevini yerine getirmede ki bozukluğa spastik kolon ya da irritabl bağırsak sendromu adı verilmektedir. Spastik kolon rahatsızlığında aslında bağırsaklarda bir sorun olmamakta ve ba Spastik kolon, Bağırsakta meydana gelen görevini yerine getirmede ki bozukluğa spastik kolon ya da irritabl bağırsak sendromu adı verilmektedir. Spastik kolon rahatsızlığında aslında bağırsaklarda bir sorun olmamakta ve bağırsaklar mikroskop aracılığı ile incelense dahi bir sorun görülmemektedir. Bunun yanı sıra, bağırsakların görevini yerine getirmesinde bir takım aksaklıklar olmaktadır.

    Spastik kolon rahatsızlığında, bağırsaklarda hiçbir sorun olmamasına rağmen kişinin karnına sıklıkla kramplar girmekte, karnında ağrı meydana gelmekte, şişkinlik olmakta ve kişide kabızlık ya da ishal sorunu meydana gelmektedir.

    Eski bir terim olan spastik kolon teriminin yerini günümüzde irritabl bağırsak sendromu teriminin almasının sebebi, tıp ile uğraşan kişilerin farklı bir anlayışın yansıtılmak istenmesi sebebi iledir. İrritabl bağırsak sendromu fizikselin yanı sıra aynı zamanda kişinin bir uzmana görünmesini gerektiren, rasyonel bir rahatsızlıktır. Ancak bu rahatsızlığı yaşayan kişilerin birçoğu yapısının böyle olduğunu ve bir rahatsızlığının olmadığını düşündüğünden bir uzmana görünme ihtiyacı duymamaktadır. Ayrıca spastik kolon rahatsızlığı kolon kasılmalarında artış olduğunu (spazm) belirtmek içinde kullanılan bir terimdir. İrritabl bağırsak sendromu rahatsızlığında ise bu kasılmalarda artış görülmeme olasılığının yanında, azalma da görülebilmektedir. Bu sebeple de daha önceleri kullanılan spastik kolon hastalığı tam olarak anlatmak amacı ile doğru bir ifade şekli olmamaktadır.

    Spastik kolon rahatsızlığının hangi sebeple meydana geldiği ya da hangi şiddette olduğu kişiye göre farklılık göstermektedir. Bu rahatsızlığın tedavisinde ilk amaç yukarıda sayılan belirtilerin giderilmesidir. Bu belirtilerin giderilmesi amacı ile kişiden daha fazla fiziksel aktivitelerde bulunması, belli ilaçları kullanması, stresten uzak durması ve beslenme şeklini değiştirmesi istenebilmektedir.  

    Spastik Kolon

    Spastik Kolon Rahatsızlığının Sebepleri Nelerdir      

    Spastik kolon rahatsızlığı daha çok, ergenlik dönemine geç giren kişilerde ya da erken erişkin olan kişilerde meydana gelmektedir. Yapılan araştırmaların sonucunda bu rahatsızlığın erkeklere göre kadınlarda iki kat fazla görüldüğü ve bu durumun sebebinin hormonsal değişimlerden kaynaklanabileceği öne sürülmüştür. Bununla birlikte, spastik kolon rahatsızlığı olan kişiler çok fazla doktora gitmediğinden ve kadınların doktora gitme konusunda erkeklere göre daha titiz davrandıkları göz önünde bulundurulduğunda bu sonuçların doğruluğu da tartışılabilir.

    Günümüzde spastik kolon rahatsızlığının tam olarak hangi sebep ile meydana geldiğine dair bir bilgi olmamakla beraber, bu rahatsızlığın mide ve bağırsak sistemindeki kasılmaların normalden daha güçlü veya zayıf olması sebebiyle ya da beynin bağırsaklara sinyal gönderimi esnasında bir takım aksaklıkların meydana gelmesi sebebi ile olabileceği düşünülmektedir.  

    Spastik kolon rahatsızlığının giderilmesi amacı ile cerrahi yönteme başvurulmamaktadır. Ayrıca bu rahatsızlık kansere sebep olan bir rahatsızlık olmamakta ya da fiziksel normal olmayan bir durum sebebi ile meydana gelmemekte ve bağırsak iltihabı rahatsızlığında olduğu gibi çok ciddi sonuçlarda doğurmamaktadır. Her ne olursa olsun spastik kolonun bir rahatsızlık olduğunun unutulmaması ve belirtilerinin görülmesi halinde bu konu ile ilgili bir uzmandan yardım alınması, tedavisinin tam olarak yapılmasının sağlanması gerekmektedir. 

    ]]>
    Kolon Sendromu https://www.kolon.gen.tr/kolon-sendromu.html Wed, 05 Dec 2018 13:12:58 +0000 Kolon Sendromu, yapısal değil fonksiyonel bir sekte olarak nitelendirilir. Ağrı şişkinlik ve boşaltım konusunda sekteye uğrayan kişilerde yapılan testler neticesinde herhangi bir organik bozukluk veya patolijik bulgu olmaması genel Kolon Sendromu, yapısal değil fonksiyonel bir sekte olarak nitelendirilir. Ağrı şişkinlik ve boşaltım konusunda sekteye uğrayan kişilerde yapılan testler neticesinde herhangi bir organik bozukluk veya patolijik bulgu olmaması genellikle kolon sendromunu düşündürür. Bu sebepten ötürü doktora detaylı blgi vermek ve şikayetleri iletmek hastalığın teşhisini oldukça kolaylaştıran bir durumdur. 

    Kolon Sendromu, hastalığın uzun süre devam etmesi sonucu ciddi rahatsızlıklara (kanser v.b.) yol açmaz. Fakat hastanın yaşam kalitesini kötü anlamda etkilemektedir. Çok sık rastlanılan bir hastalık olmasına karşın doktora başvurmadan, bu hastalığı hayat tarzı olarak kabul edenlerin sayısı oldukça fazladır. Oysa kolon sendromu hastalarının günlük hayatta yaptığı birçok işi yarıda bırakma olasılığı bahsi geçen hastalıktan dolayı oldukça yüksektir. Yapılan bir araştırmaya göre kolon sendromu hastaların soğuk algınlığından sonra işe ve okula gitmeme sebeplerinde 2. sıradadır. Bu hastaların yaşam kalitesinin ileri düzey böbrek yetmezliği olan hastalar ile aynı olduğu görülmektedir. Bu da gelinen noktada bu hastalığın yaşam kalitesini nasıl etkilediğinin en önemli göstergesidir. Bu hastalık tüm uluslarda  ve hem kadınlarda hemde erkeklerde görülebilir. Daha önce yapılan araştırmalarda kadınlarda daha sık görüldüğü iddia edilse de son yapılan araştırmalarda erkeklerde az görünmesinin nedeninin, şikayetleri neticesinde doktora başvuran erkek sayısının az olmasından kaynaklanabileceği açıklanmıştır. Rahatsızlıklar genellikle 45 yaş öncesinde etki etmeye başlar. Toplumda görülme ihtimali %10 olarak açıklanmıştır. Fakat bu rakam gelişmiş ülkelerde daha fazladır. 

    Kolon SendromuKolon Sendromunun Nedenleri
    • Liften yetersiz beslenme
    • Alkol
    • Sigara
    • Stres
    • Adet Dönem
    • Öğün atlama                
    Kolon Sendromunun Belirtileri

    Karın Ağrısı: Künt bir ağrı şeklinde oluşur. Ağrılar dalga halinde gelir gider. Sıklıkla yemekten sonra meydana gelir. Gaz çıkarma ve dışkılamda rahatlama hissedilir.
    Şişkinlik: Hastalar normal kişilere göre daha fazla gaz üretmeseler de gaz bağırsak yolu ile çıkamadığından dolayı rahatsızlık oluşturur. Sıklıkla yemek yedikten sonra başlayan ve gün boyu bağırsaktan sesler gelmesi, karın bölgesinde sıkışıklık ve giysilerin rahatsız etmesi gibi durumlar ile sürer.
    ]]>
    Kolon Kanseri Ameliyatı https://www.kolon.gen.tr/kolon-kanseri-ameliyati.html Wed, 05 Dec 2018 23:09:10 +0000 Kolon Kanseri Ameliyatı, kolon kanseri tedavisi için çoğunlukla genel cerrahi, onkoloji, gastroentoroji ve radyoloji birimlerinin uzman doktorları ile beraber çalışılmaktadır. Kolon kanseri tedavisinde kullanılan yöntemler öncelik Kolon Kanseri Ameliyatı, kolon kanseri tedavisi için çoğunlukla genel cerrahi, onkoloji, gastroentoroji ve radyoloji birimlerinin uzman doktorları ile beraber çalışılmaktadır. Kolon kanseri tedavisinde kullanılan yöntemler öncelikle cerrahi işlem, kemoterapi, radyoterapi ve hedefli tedaviler şeklinde yer almaktadır. 

    Kolon Kanseri Ameliyatı; Cerrahi İşlem Nasıl Uygulanır, öncelikle tümör ve lenf bezlerinin alınmasına yönelik cerrahi yöntem en yaygın tercih edilen tedavi tekniğidir. Kolon kanseri ameliyatı öncesinde hastaya kolon temizliği ya da bağırsak hazırlığı uygulanır. Kolon ameliyatından önce oluşabilecek enfeksiyon durumuna karşı hastaya antibiyotik ile kolon kanseri olan hastalarda sıklıkla rastlanılan bacak damarlarında meydana gelen pıhtılaşmanın engellenmesi için kan sulandırıcı (düşük molekül ağırlıklı olan heparin) uygulanmaktadır. Kolon kanseri ameliyatı için genellikle laparaskopik cerrahi, açık cerrahi ya da robotik cerrahi yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Kolon ameliyatı robotik cerrahi ya da laparaskopik cerrahi yöntemleri kullanılarak bir kaç tane küçük deliğin içerisinden kalın bağırsakta kanserli olan bölgenin alınması işlemi ile yapılır. Ardından karın bölgesinin farklı olan bir bölgesinden biraz büyük kesi açılarak kanserli kalın bağırsak deriye teması olmadan dikkatli bir şekilde dışarıya alınması şeklinde uygulanmaktadır. Kolon ameliyatında kullanılan her iki yöntemin seçilmesi çok daha az ağrılı olması, hastanın erken işe dönme olasılığının olması ve nadirde olsa ameliyat yerinde fıtığın belirlenmesi şeklinde avantajları mevcut olmaktadır. 

    Kolon Kanseri AmeliyatıKolon Kanseri Ameliyatı Tümörlü Bölgeye Nasıl Müdahale Edilir, pek çok hastada cerrah genellikle tümörlü bölge çıkarıldıktan sonra kalın bağırsağın ya da rektumun sağlam kalan parçalarının yeniden birleştirme işlemi (anastomoz)yapılır. Fakat bazı durumlarda tümörlü bağırsak alındıktan sonra geçici ya da kalıcı olarak kalın bağırsak karın derisine dikilme işlemi (stoma, bağırsağın dışarı alınması, kolostomi) gerekebilmektedir. Eğer kalın bağırsağın sağ tarafında mevcut olan bir kanser söz konusu ise sağ yarısı alınır ve bu duruma sağ hemikolektomi ya da sağ kolektomi ismi verilmektedir. Ancak sol yarısında ise, sol yarısı alınır ve buna sol hemikolektomi ya da sol kolektomi ismi verilmektedir. Bağırsağın devamlılığını ve normal işlevini yapabilmesi için sağlıklı olan iki ucun birleştirilerek (kolo-kolik, ya da kolo-analanastomoz) işlemi ile sağlanmaktadır. Kolon kanseri ameliyatı özellikle uzman genel cerrahlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Başlıca uğraş alanları bağırsak cerrahisi yani (koloproktoloji, kolorektal cerrahi) olan uzman cerrah olarak adlandırılırlar.
    ]]>
    Adenokarsinom Kolon https://www.kolon.gen.tr/adenokarsinom-kolon.html Thu, 06 Dec 2018 00:14:29 +0000 Adenokarsinom kolon, genellikle kolon kanserleri bağırsakta en iç katmanda ortaya çıkan iyi huylu poliplerden kaynaklanır. Ailesinde, kendisinde kolon kanseri öyküsü bulunan, Tip 2 diyabet hastaları, kolon kanseri genlerini taşıyan Adenokarsinom kolon, genellikle kolon kanserleri bağırsakta en iç katmanda ortaya çıkan iyi huylu poliplerden kaynaklanır. Ailesinde, kendisinde kolon kanseri öyküsü bulunan, Tip 2 diyabet hastaları, kolon kanseri genlerini taşıyanlarda polip oluşumu riski daha fazla olur. Poliplerin çoğunluğu iyi huylu olurlar. Fakat adenomatöz poliplerde anormal hücre gelişimi, prekanseröz oluşum ve sonucunda kansere dönüşme riski fazladır. Adenomların gelişimi genellikle bir sapın üzerinde olur. Bazıları da yassı olabilir. Gelişimleri de 10 yıl ve daha fazla süre alır. Bunların kansere dönüşmesi büyümeyle ve kolonda gelişme sürelerinin artmasıyla birlikte artar. Adenomlar kansere dönüşürse, bunlar adenokarsinom olarak tanımlanır. Evrelemede erken aşamada anormal hücreler poliplerin içindedir. Bu evrede polipleri operasyonla çıkarılırsa, kansere dönüşmeden müdahale edilmiş olur. İlerleyen aşamalarda tümörlü dokular kolon duvarını etkisi altına alır. Daha sonraki aşamalarda metastaz yapabilir, dolaşımla birlikte hücreleri etkileyerek karaciğer, kemik gibi dokuları etkilemeye başlar. Adenokarsinom kolon kanserin geliştiği bağırsakları ifade eder.

    Adenokarsinom kolon belirtileri nelerdir

    Bağırsaklarda oluşan kolon kanserinin erken aşamalarında genellikle fazla belirti görülmez. Kanserleşen poliplerin neden olduğu etkilerde çoğunlukla sindirim sorunlarına bağlanır. Ancak kanser bağlantılı belirtiler bu süreçte ilerleme kaydedecektir. Bu nedenle sindirim sorunlarının birkaç hafta süreyle geçmemesi gibi durumlar olursa, mutlaka doktora gidilerek gereken tetkiklerin yapılması sağlanmalıdır. Olası adenokarsinom kolon belirtileri arasında ise;
    • Normal tuvalete çıkış alışkanlıklarında ya da dışkının görünümünde uzun süreli değişikliklerin olması
    • Alt karında sürekli ağrı ve duyarlılık gelişmesi
    • Dışkıdaki parlak kırmızı, siyah, katran görünümü
    • Aşırı gaz ağrısı, kramplar ve şişkinlik hissedilmesi
    • İştahsızlık ve buna bağlı kilo kaybının olması
    • Tuvaletten sonra bağırsaklarda tam boşalma hissinin oluşmaması
    • Kilo kaybı yüzünden anemi oluşması
    • Tuvalete en az 1 hafta çıkamama durumunda bağırsak tıkanması gelişimi
    • Kusma, yorgunluk, kalp çarpıntısı, cilt solgunluğu gibi belirtilerin ortaya çıkması kolonda kanser gelişiminin olduğunu, adenokarsinom kolon oluştuğunu gösterebilir.
    Adenokarsinom kolon erken teşhis edilebilir mi

    Bağırsaklardaki kolon kanseri gelişimi genellikle 5-10 yıl gibi süreyle devam eder. Yapılacak kolonoskopi taraması sırasında bulunan iyi huylu polipler ya da kansere dönüşmeyen polipler temizlenirse, adenokarsinom kolon önlenmiş olur. Bireylerde kanser tarama sıklığı risk faktörlerine bağlı olarak belirlenir. Yaşı, genel sağlığı, ailede ve kendisindeki kanser öyküsü önemli kriterlerdir. Yakınması bulunmayan, risk açısından orta düzeyde olan, 50 yaşını geçenlerde her yıl fiziki muayenenin ve risk değerlendirmesinin yapılması uygundur. Bu değerlendirmede anormal bulunmazsa, dışkıda gizli kan testi, 5 yılda bir sanal kolonoskopi ya da esnek sigmoidoskopi ya da 10 yılda bir kolonoskopiyle taramalar yapılmalıdır. Kansızlıkla ya da sindirimle alakalı sorunlar mutlaka değerlendirilmelidir.

    Adenokarsinom kolon tanısı nasıl konur

    Hastalarda yapılacak tam kan sayımında kansızlık tespit edilmesi bir kanser belirtisi olarak görülebilir. Kanserde ya da kanamalı poliplerde böyle bir durum gelişebilir. Başka kuşkular varsa hastaya kolonoskopi yapılır. Bu işlemde hastadan parça alınarak patolojik tetkikler yapılır. Tümör belirteçlerinden olan karsinoembriyonik antijen kolon kanserinde üretilebilir. Testle erken aşamada kanserin varlığı tam kesin olmamak kaydıyla belirlenebilir, kanserin ilerleyişi takip edilebilir. Tedaviden önce ve sonra bu proteinin ölçümü yapılarak, tedavinin başarısı değerlendirilebilir. Tedavi başarıyla uygulanırsa, bu tümör belirtecinin düşmesi gerekir. Kanserin yayg]]> Kolon https://www.kolon.gen.tr/kolon.html Thu, 06 Dec 2018 17:15:30 +0000 Kolon, Beslenme düzenli ve her gün yapılması gereken bir ihtiyaçtır. Vücuda alınan besinler bir kısmını bünyesine alır. Fazlalık olan kısmında vücut dışına atmak için çalışır. Mide kısmında üretilen besinlerin artı Kolon, Beslenme düzenli ve her gün yapılması gereken bir ihtiyaçtır. Vücuda alınan besinler bir kısmını bünyesine alır. Fazlalık olan kısmında vücut dışına atmak için çalışır. Mide kısmında üretilen besinlerin artığı ince bağırsağa gönderilir. İnce bağırsağa ulaşan besinlerin bir kısmı emilir. Besinlerin emilmeyen kısmı ise kalın bağırsağa yol alır. Kalın bağırsak burada yavaş hareketlerle ulaşan besin ayıkları için boşaltıcı ortam hazırlamaktadır. Ayrıca kalın bağırsak en çok suyun vücut tarafından geri emilmesi sağlamaktadır. Sağlıklı bir insanın bağırsağı kişinin günlük dışkılama ihtiyacını karşılamaktadır. İnsanlarda ve memeli canlılarda bağırsak kalın ve ince bağırsak olmak üzere iki adet bulunur. Sindirim sisteminde kolon ince bağırsaktan sonra gelen kısmıdır.  

    Kolon çeşitleri ve ne işe yararlar
    Kalın bağırsakta üç bölümden oluşur. Bunlar; rektum, çekum, kolondur. Kalın bağırsağın kolon denilen kısmı ise dört bölümden oluşmaktadır. Bunlar; çıkan kolon, transvers kolon, inen kolon ve sigmoid kolon'dur. 

    Çıkan kolon: Çıkan kolonun uzunluğu 15 cm'dir. Başlangıç kısmı çekum ile ağızlaşma olmuştur. Çıkan kolonun karın içindeki gidişatı ve karın ön duvarına izdüşümü sıralanış şekli en altta başlangıç bölümü sağ iliak bölüm sora sağ bel bölgedir. Sağ bel gölgesinde bulunan karaciğerin alt tarafının alt kısmında bulunan yerden çıkmış olan kolon sol tarafa doğru bir dirsek yapmaktadır. Dirseğe verilen ad ise fleksurs kolika dekstra'dır.  

    Transvers kolon: Kolonun ikinci kısmı olan transvers kolon ortalama uzunluğu 50 cm'dir. Bu bölüm sağ bel bölgesinden yani fleksura kolika dekstra kısmından başlar ve yukarı kısma bakan bir eğrilik yapar. Oradan sol hipokondriak bölümüne ulaşır. Transver kolon, sol hipokondriak bölgeden başlayarak aşağı tarafa doğru bir dirsek yapmaktadır. Bu çıkan dirseğe fleksura kolika sinista denilmektedir. Transvers kolonun sağ uç kısmının arka tarafında peritonla  örtülü bulunmamaktadır. Bu bölüm ise pankreas başı ve duodeunum  inen bölümlerine yakındır. Bir bağla bu bölümlere bağlanmıştır. 

    İnen kolon: Kolunun üçüncü bölümüne inen kolon denilmektedir. Bu kısmın uzunluğu 25 cm'dir. İnen kolonun başlangıç kısmı fleksura kolika sinistre'dan başlamaktadır. İnene kolon sol hipokondriak, sol bel ve iliak bölümlerinden de geçer. Alt tarafta küçük pelsive bağlanmaktadır. Bu kısımda ise sigmiod kolon ile birleşir. Fleksura kolika sinistre bir bağ aracılığı ile diyaframa sanki asılmıştır.

     KolonSigmoid kolon: Kolonun son kısmını sigmoid kolon oluşturmaktadır. Boyu 40 cm uzunluğundadır. Küçük pelvisin iç kısmına yerleşmiştir.  Ayrıca üst bölümden inen kolonla, alt tarafında rektuma birleşir. Sigmoid kolonda kendi içinde üç kısımdan oluşmaktadır. 

    • İlk kısmı pelvis yukarı kısımdan aşağı iner. 
    • İkinci kısmı dirsek yaparak pelvis  boşluğunu enlemesine kaplamaktadır. 
    • Üçüncü kısım ise tekrardan kıvrılarak orta hatta, rektuma doğru ilerler ve birleşir. Böylece sigmoid kolonun tümü peritonla kaplanmış olur.
    ]]>
    Sigmoid Kolon https://www.kolon.gen.tr/sigmoid-kolon.html Fri, 07 Dec 2018 12:48:22 +0000 Sigmoid kolon, kalın bağırsakların son bölümündeki rektum ve anüsten önceki kısmıdır. Şekli "S" harfine benzemektedir. Sigmoid kolonu uzunluğu 40 santim genişliği ise 7 santimdir.Sigmoid kolonunun görevi Sigmoid kolon, kalın bağırsakların son bölümündeki rektum ve anüsten önceki kısmıdır. Şekli "S" harfine benzemektedir. Sigmoid kolonu uzunluğu 40 santim genişliği ise 7 santimdir.

    Sigmoid kolonunun görevi

    Kalın bağırsaklarda emilmiş olan suyun, vitaminlerin ve suyun dışkı olarak atılmak üzere toplanmasını sağlar. Buradan rektum ve anüse yönlendirir. Başka bir özelliğinde bağırsakta bulunan gazların toplanarak dışkıdan ayrı bir şekilde yardımcı olmaktadır. Bu bölümle bağırsaktaki hem katı hem gazlı içeriği rahatlıkla dışarı çıkışını sağlar. 

    Sigmoid kolon kalın bağırsağın çıkışına en yakın olan kısmıdır. Bu nedenden dolayı kalın bağırsakla ilgili yaşanılan bütün problemlerin araştırılması buradan yapılabilir. Rahatlıkla buradan çözüme gidilebilir. Sigmoid kolonun iç tarafının incelenmesine sigmoidoskopi denilen işlem uygulanmaktadır.  

    Sigmoid kolon ile ilgili hastalıklar

    Kalın bağırsak kısmında gelişen problemler tehlikeli olabilir. Bu nedenden dolayı sigmoid kolonu etkileyebilecek olan hastalıkların bilinmesi gereklidir.

    Kolon kanseri: Kalın bağırsağında bütün bölümlerinde gelişen kanserin sigmoid kolonunda da gelişebilmektedir. Bağırsakta bulunan hücrelerin aşırı şekilde ve kontrolsüz olarak çoğalmasını sonucunda meydana gelen kanserin bir çok sebebi olabilir. Bunlar;
    • Sigara 
    • Aşırı alkol kullanımı
    • Obezite
    • Kolon polipleri
    • Şeker hastalığı
    • İltihabı bağırsak rahatsızlıkları
    • Kötü beslenme
    • Hastanın kanser geçmişi olup olmadığına
    • Hastanın ailesel olarak kanser taşıyıp taşımadığına
    • Genetik rahatsızlıklara
    Belirtilen bu sebepler sigmoid kolonda kanser hastalığına yol açabilmektedir. Kanser hastalığını oluşturan nedenlere ve kanserin hangi derece de olduğuna bakılır. Buna göre tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu kanserin derecenin öğrenmek için uygulanan yöntemler ise; dışkıda gizli kan testi, kolonoskopi, dışkıda kan testleri, sanal kolonoskopi, bağırsak sisteminin görüntülenmesidir. Tedavi sürecinde ise  uygulanan yöntemler genel cerrahi müdahale, kemoterapi, kolostomidir.

    Sigmoid KolonDivertiküller: Kalın bağırsak duvarın oluşan bir sürü keseciğe divertiküller denilmektedir. Bu rahatsızlık genellikle 40 yaşından sonra meydana gelmektedir. Bu rahatsızlığı nedenleri
    • Kalın bağırsak içinde oluşan basınçtan kaynaklı değişikler
    • Lifli  besinler tüketilmemesi
    • Hareketsiz yaşam tarzından
    • Yanlış uygulanan diyetler
    • Yaşlanma
    Gibi sebeplerden oluşmaktadır. Sigmoid kolonda da bu hastalık rastlanabilmektedir. Divertiküllerin neden olduğu bağırsak hareketlerinde değişiklik, ağrı ve ateşlenme gibi sorunlar görülebilir. Bu rahatsızlığın belirtileri ağrı, titreme, karın bölgesinde ağrı, ateş, makattan kan gelmesi, şişkinlik, kabızlık ve idrar yolu enfeksiyonudur. Bu rahatsızlığı oluşmaması için yapılabilecekler ise;
    • Karın kaslarınızı ve sindirim sistemini güçlendirmek için egzersiz ve hareketler yapın
    • Günde en az 2 litre su içilmesi gereklidir
    • Kepek, meyve, tahıl, baklagiller ve sebze tüketilmeli
    • Lif açısından zengin ürünler tüketilmeli 
    • Dinleme
    • Yeterli uyku
    • Kişisel hijyen enfeksiyon önlemede yardımcı olacaktır.
    Volvulus: Sigmoid kolon parçasından kaynaklıdır. Bu parça kendi etrafında dönerek kalın bağırsağın iç kısma geçişini engellemektedir. Bunun sonucunda tıkanma oluşmaktadır. Bu rahatsızlık genellikle yaşlılarda görülmektedir. Rahatsızlığın belirtileri;
    • Karın bölgesinde şişlik
    • Gaz çıkaramama
    • Aşırı kusma
    • Dışkılayamama
    • Hızlı kalp atışları
    • Hızlı nefes alıp verme Spastik Kolon Diyeti https://www.kolon.gen.tr/spastik-kolon-diyeti.html Sat, 08 Dec 2018 07:03:48 +0000 Spastik kolon diyeti, spastik kolon diğer adıyla irritabl bağırsak sendromu hastalarda farklı etkiler gösteren bir rahatsızlıktır. Bu nedenle ortaya çıkan kasılmalar, kramplar hastalarda farklı etkilere neden olmaktadır. Bunlar r Spastik kolon diyeti, spastik kolon diğer adıyla irritabl bağırsak sendromu hastalarda farklı etkiler gösteren bir rahatsızlıktır. Bu nedenle ortaya çıkan kasılmalar, kramplar hastalarda farklı etkilere neden olmaktadır. Bunlar rahatsız edici düzeyde olsa da, hastalar tarafından yaşam tarzı olarak benimsenebilmektedir.  Bazı hallerde etkilerin yaşam kalitesini düşürecek seviyeye gelmesi de mümkündür. Spastik kolon diyeti hastalığın belirtilerinin azaltılmasında önemli bir yere sahiptir. Hastaların tüketmekten kaçınacağı besinler vardır. Bunların diyet listesinde olmaması ya da mümkün olduğu kadar azaltılması hedeflenmelidir. Gerekirse bunun için bir beslenme uzmanından, doktordan da destek alınmalıdır.

      Spastik kolon hastaları en fazla gaz, kramp ağrıları ve dışkılama sorunlarından yakınırlar. Dışkılama sorunları ishal ya da kabızlık şeklinde etkili olabilir. Krampla birlikte ağrı çekmelerine rağmen, dışkılamada zorlanırlar. Rahatsızlığın kaynağı net olarak bilinmediğinden etkin bir tedavi yolu da bulunmamaktadır. Hastaların bu kadar rahatsız olmasına neden olan spastik kolon, herhangi bir kanamaya, kanser gibi olumsuz etkilere yol açmaz. Bunun bir yapısal bozukluk yerine fonksiyonel bozukluk olarak değerlendirilmesi gerekir. Yaşam kalitesini düşürmemesi için, beslenmede uygun yiyeceklerin tüketilmesi önerilir. Spastik kolon diyeti yakınmaları olan hastalara en iyi şekilde faydalı olacaktır.

      Spastik kolon hastalığının en belirgin semptomu bağırsak spazmlarının oluşmasıdır. Karın ağrısı ve kramplarla birlikte besinler bağırsakta daha uzun süre kalırlar. Bazen de besinler bağırsakta daha kısa kalabilir. Bu durum ishal ve kabızlığın oluşmasında etkili olur. Sindirim sorunları tetiklenir, çeşitli rahatsızlıklar ortaya çıkar. Bu hastaların spastik kolon diyeti yaparak, yaşam boyu dengeli beslenmesi tavsiye edilir. Çünkü başka bir tedavisi olmayan bir rahatsızlıktır. Diyetle yakınmaların azaltılması, tekrarlarının önlenmesi sağlanabilir. Yaşam kalitesi iyileştirilerek, hastaların rahatlaması mümkün olabilir. Öğünler atlanmadan yemek yenmeli, günlük 5-6 öğün düzenlenmelidir.

      Spastik Kolon DiyetiSpastik kolon diyeti nasıl yapılmalı

      Hastalarda spastik kolon nedeniyle uzun süren bir ishal sorunu bulunuyorsa, diyet listesinde düşük lifli besinler olmalıdır. Ancak liften tamamen fakir bir beslenme tavsiye edilmez. Besinlerdeki az lif sindirim sistemini özellikle bağırsakları rahatlatır ve spastik kolon şikayetleri azalır. Sindirim sistemini zorlamayacak meyve ve sebzeler, yağ oranı düşük besinler rahatlıkla diyette tüketilebilir. İshal etkisinde vücutta elektrolit kaybı olacağından mineraller bakımından zengin olan balık, avakado, muz tüketimi uygun olur.

      Spastik kolon diyeti sırasında tüketilmesi tavsiye edilmeyen besinler

      Spastik kolon belirtileri besinlerle azaltılabilir. Aynı zamanda besinler belirtileri tetikleyebilir. Özellikle sindirimi zor olan yiyecekler spastik kolon diyetinde yer almamalıdır. Buğday gluteni, yapay tatlandırıcılar, kırmızı et, yağ oranı fazla besinler, kimyasal katkı içerenler, kafein, gazlı içecekler ve alkol spastik kolon belirtilerin tetiklenmesine neden olabilir.

      Bu besinler dışında bazılarının da kontrollü tüketilmesi gerekir. Bunlar arasında fasulye, lahana, karnabahar, brokoli gibi gaz yapıcı sebzelerde vardır. Baklagiller de gaza neden olduğundan fazla önerilmez. Laktoz içeren süt tüketimi sindirimi zorlaştıracağı için hastalara önerilmeyen besinler arasındadır.

      Spastik kolon diyeti için bitki çayları

      Bitki çayları arasında sindirime yardımcı olanlarda gün içinde içilebilir. Özellikle yemeklerden sonra içilmesi faydalı olabilir. Bitki çayları arasında hastalara en faydalı olan nane çayıdır. Bağırsaklarınızı rahatlatacak nane çayı]]> Kolon Kanseri 4 Evre https://www.kolon.gen.tr/kolon-kanseri-4-evre.html Sat, 08 Dec 2018 07:23:59 +0000 Kolon Kanseri 4 Evre: Kolon yani kalın barsak kanseri en sık görülen üçüncü kanserdir ve hem erkek cinsiyetinde hem de kadın cinsiyetinde kanser nedenli ölümlerin arasında üçüncü sırada yer almaktadır. Fakat erken döne Kolon Kanseri 4 Evre: Kolon yani kalın barsak kanseri en sık görülen üçüncü kanserdir ve hem erkek cinsiyetinde hem de kadın cinsiyetinde kanser nedenli ölümlerin arasında üçüncü sırada yer almaktadır. Fakat erken dönemlerinde tanı konulup tedaviye başlandığı zaman tedavisi en olanaklı kanserler arasında yer almaktadır. Erken evrede tanı konularak tedaviye alınmış olanlar arasında beş yıl içerisinde sağ kalma oranı %90 kadardır. Bazı durumlarda düzenli yapılan tarama ile alınması olası olan prekanseröz oluşumların ortaya çıkartılmasını sağlayarak böylelikle de daha baştan kanser oluşumu önlenebilmektedir. 
      Kolon Kanseri 4 Evre olarak evrelerin aşamaları ve belirtileri şöyledir;

      Evre 0: Kanser çok erken safhadadır, insitu karsinom adı da verilebilir. Sıklıkla polipektomi yeterli olacak ve nadiren kalın bağırsağın bir bölümünü alınması yani kolektomi gerekecektir. Kemoterapi veya radyoterapi gerektirmez.

      Evre I: Bu evrede kanser kalın bağırsağın iç kısmını tutmuştur. Kalın bağırsağın kanserli kısmının alınması kolektomi ve lenf bezlerinin çıkartılması prensibine dayanmaktadır. Kemoterapi veya radyoterapi gerektirmemektedir. Beş yıllık sağ kalma oranı ise % 90'dan fazla olmaktadır.

      Evre II: Kanser kalın bağırsağın dışına yayılmıştır, fakat lenf bezlerini tutmamıştır. Kalın bağırsağın kanserli kısmının alınması kolektomi ve lenf bezlerinin çıkartılması prensibine dayanmakta, kemoterapi sıklıkla gerektirmemektedir. Kanserli yapının patolojik incelemesinde yüksek dereceli high grade olduğu görülmesi, kanserli hücrenin komşu organlara yayılma göstermesi, ameliyat sırasında 12'den az sayıda lenf bezinin çıkartılmış olması, cerrahi yapılan kısımlara yakın bir bölümde kanserli hücrelerin görülmesi, kanserin bağırsakta delinmeye sebep vermiş  olması durumunda, ameliyatı yapan cerrah, kemoterapi ve nadiren radyoterapi önerebilmektedir. Beş yıllık sağ kalım oranı % 90 civarında gözlenmiştir.

      Evre III: Kanserli hücreler yakında bulunan lenf bezlerine yayılmaktadır. Kalın bağırsağın kanserli bölümünün alınması kolektomi ve lenf bezlerinin çıkartılması ve ek olarak kemoterapi ve bazen de radyoterapi almaya dayanmaktadır. Beş yıllık sağ kalım oranı % 45-65 civarında değişmektedir.

      Kolon Kanseri 4 EvreEvre IV: Kanserli hücreler vücudun diğer organlarına (akciğerlere, karaciğere veya diğer organlara) yayılma göstermiştir. Bu durumda cerrahi tedavinin yararı yok denecek kadar azdır, öncelikli olarak endoskopik stentleme, kemoterapi, radyoterapi veya hedefli tedavi uygulanır. Hastanın bu tedavilere yanıt verdiği gözlenirse veya sonuçta metastaz yapmış tümörlerin küçülerek, tedaviye olumlu yanıt vermesi ile bundan sonra ameliyat düşünülmektedir. Ancak, tümörün tam tıkanmaya veya bağırsakta delinmeye yol açtığı durumda kalın bağırsağın dışarıya ağızlaştırılması (bağırsağı dışarı alma, stoma, kolostomi) şeklinde cerrahi girişim gerekebilmektedir.

      ]]>
      Kolon Kanseri Tedavisi Bitkisel https://www.kolon.gen.tr/kolon-kanseri-tedavisi-bitkisel.html Sun, 09 Dec 2018 01:59:37 +0000 Kolon Kanseri Tedavisi Bitkisel, Bu kanser türü tedavisi, giderek artan bilimsel araştırmalara göre şifalı bitkilerin tıbbi tedavi amacıyla kullanılan doğal ve bitkisel ürünlerin yararını gösteriyor. Şifalı bitkiler ile Kolon Kanseri Tedavisi Bitkisel, Bu kanser türü tedavisi, giderek artan bilimsel araştırmalara göre şifalı bitkilerin tıbbi tedavi amacıyla kullanılan doğal ve bitkisel ürünlerin yararını gösteriyor. Şifalı bitkiler ile hazırlanan kürler ile birçok insan kanser hastalığından kurtulmuştur. Özellikle kudret narı birçok hastalığa iyi gelen şifalı bir bitkidir. Kudret narının bir diğer mucizesi ise, hücre yenilemesidir. Bilindiği üzere kanser hücreleri, kontrolsüz bir şekilde büyümesidir. Bazı bitki türleri arasında kolon kanseri ile mücadelede etkili olduğu belirtilmiştir. Kolon kanseri çoğu zaman belirti vermeyen ve yavaş ilerleyen bir hastalıktır. Kalın bağırsağın yaklaşık 150 ve 180 cm'lik üst kısmına kolon denilmektedir. Normalde her gün milyonlarca kalın bağırsak hücresi, görevini tamamlayıp ölür ve dışkı ile dışarı çıkar. Bu hücrelerin yerine yeni hücreler yerleşir. Genetik veya çevresel faktörlerden dolayı, bu hücrelerin genetik yapılarında değişiklikler olur. Bu yüzden hücrelerin normal yaşam içerisinde bozulmalar olur ve bu hücreler çoğalmaya başlarlar. Bulundukları yerde polip olarak belirip büyürler. Bu aşamadan sonra genetik faktörlerden dolayı oluşan kanser yapıcı genler sayesinde bulundukları organa yapışırlar ve kanser oluştururlar. Kolon kanserinde beslenme, en önemli bir yere sahiptir. Kolon kanseri gelişimi sırasında kırmızı et tüketimi ile kolon kanserinin başlangıç evresinde görülen karın kısmında dolgunluk hissi, hafif ağrı, iştah kaybı, kilo kaybı ve çabuk yorulma ortaya çıkar. Bundan dolayı kolon kanseri, alternatif tıp adı altında tedavisini ve şifasını sunan bitkiler ile insanları ağrısız bir şekilde iyileşmesini sağlıyor.

    Kolon Kanseri Tedavisi Bitkisel;

    Keten Tohumu; Keten bitkisinden elde edilmiştir. Ayrıca keten yağı da önemli bir kaynaktır. Genel sağlık açısından ilgili olarak kahverengi veya sarı renkli keten tohumu yararları içerisinde, proteinler açısından da zengindir. Tohumunda omega 3 yağ asitleri, lif, mineraller ve vitaminler içerir. Bu amaçla keten tohumu, düzenli tüketildiği zaman kolonların temizlenmesine yardımcı olur. Kolonlarda zararlı toksinlerin birikmesini engeller. Ayrıca kolonda polip oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Böylece kolon kanseri riskini azaltır.

    Zencefil ve Sarımsak; Zencefil kökleri yada zencefil tüketildiği zaman kolon kanseri riski azalır. Bundan dolayı en etkili çözümlerden biridir. Yanı sıra inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur. Böylece kolon kanseri riskini azaltır. Kolon sorunları olan hastalarda kolon iltihabını da engeller. Sarımsak ise, kükürt içeriği ile gün içerisinde tüketildiği zaman kolon kanserini önlemeye yardımcı olacaktır. Bu kanser riskini azaltırken var olan kanser hücrelerinin de yayılmasını engeller. Hem kolonların temizlenmesini de sağlamaktadır.

    Kolon Kanseri Tedavisi BitkiselYeşil Çay; Catechin polifenoller bileşenleri içerir. Ayrıca yeşil çay, güçlü bir antioksidandır. Bu bileşikleri sayesinde yeşil çay kanser hücrelerinin çoğalmasını önler. Kullanımı ise, bir bardak su kaynatılır ve su kaynamaya başladığı zaman içerisine bir buçuk çay kaşığı yeşil çay ilave edilir. Bu şekilde yeşil çay kolon kanserinin vücutta yayılmasını önlemek için kullanılır. Düzenli olarak gün aşırı iki bardak kadar içilebilir.

    Zerdeçal Bitkisi; Bu bitki de, kolon kanseri için etkili olan bitkiler arasındadır. Özellikle anti-enflamatuar ve antiseptik bileşiklerini içerir. Kökü ve çiçeği kolondaki toksinlerin atılmasında yarar sağlar. Ayrıca kolonda polip oluşumunu önler ve toksin birikmesinin önüne geçer. Kolon kanserine karşı kullanılan bu bitki, kanserin belirtilerini azaltırken aynı zamanda kanser oluşumunu da engeller.
    ]]>
    Kolon Kanseri Evreleri https://www.kolon.gen.tr/kolon-kanseri-evreleri.html Sun, 09 Dec 2018 09:14:25 +0000 Kolon Kanseri Evreleri, Kolon kanserinin hangi derecede yayıldığını anlayabilmek amacı ile evreleme yöntemi uygulanmaktadır. Kalın bağırsak kanseri ya da tıp dilindeki söylenişi ile kolon kanseri evreleri genel olara Kolon Kanseri Evreleri, Kolon kanserinin hangi derecede yayıldığını anlayabilmek amacı ile evreleme yöntemi uygulanmaktadır. Kalın bağırsak kanseri ya da tıp dilindeki söylenişi ile kolon kanseri evreleri genel olarak 1932 senesinde Dukes tarafından tanımlanan sınıflamaya göre yapılmaktadır.

    Kolon Kanseri Evreleri/Dukes sınıflaması

    • Dukes A: Kolon kanseri evreleri içerisinde ilk evre olan bu evrede kanser hücreleri yalnızca hastanın kolonunda yani kalın bağırsağında yer almaktadır. Bu evredeki bir hastanın tedavi görmesi halinde %92 oranında 10 yıl daha yaşama şansı bulunmaktadır.
    • Dukes B: Hastalığın ikinci evresi olan bu evrede kanser kolonun dışına taşmış durumdadır ve hastanın 10 yıl içinde sağ kalma olasılığı % 90’dır.
    • Dukes C: Hastalığın üçüncü evresşi olan bu evrede kanser kalın bağırsağın dışında yer alan lenf bezlerine yayılmış durumdadır ve bu evreye gelmiş bir hastanın 10 yıl sağ kalma olasılığı %60’dır.
    • Dukes D: Kolon kanseri evreleri içerisinde son evre olan bu evrede kanser artık karaciğer ve benzeri diğer organlara da sıçramış durumdadır. Bu evreye gelmiş bir hastanın %6-8 oranında 5 yıl sağ kalma olasılığı bulunmaktadır.

    Bunun yanı sıra Amerikan Kanser Komitesi ile Uluslar arası Kanser Birliği tarafından birlikte 1954 senesinde belirlenen TNM isimli sınıflamadaysa kanser tümörünün ebadı T0 ile T4 arasında belirtilmektedir. Bu sınıflamada evrelere ayrılma 1-4 arası olmaktadır. Aşağıda bu sınıflamaya göre kolon kanseri evreleri belirtilmektedir.

    Kolon Kanseri Evreleri

    Kalın Bağırsak/Kolon Kanseri Evreleri

    • Evre 0: Kolon kanseri evreleri içerisinde ilk evre olan bu evrede kanser ilk safhasındadır. Bu evreye insitu karsinom da denilmektedir. Genellikle bu evrede polipektomi yeterli olmaktadır. Bu evrede nadir olarak kolonun bir kısmının alınması anlamına gelen kolektomi de gerekebilmektedir. Ancak bu evrede ışın tedavisine ya da ilaç tedaviye ihtiyaç duyulmaktadır.
    • Evre I: Kolon kanserinin bu evresinde kanser kolonun iç tarafını tutmuş durumdadır. Bu evrenin tedavisinde kolonun kanser hücreleri içeren kısmı alınmakta yani hastaya kolektomi uygulanmaktadır ve lenf bezleri alınmaktadır. Bu evrede de ilk evrede olduğu gibi ışın tedavisi ve ilaç tedaviye ihtiyaç duyulmamaktadır.
    • Evre II: Hastalığın bu evresinde kanser kolonun dışına sıçramış (metastaz), ancak lenf bezlerinde kanserli hücre yoktur. Bu evrenin tedavisinde kolondaki kanserli kısım alınmakta ve lenf bezleri çıkartılmaktadır. Bu evredeki bir hastada genellikle ilaç tedavisine gerek duyulmamaktadır. Kolon kanserinin bu evresinde yer alan hastalara kanser incelendiğinde derecesinin yüksek çıkması halinde, kanserin başka organlara sıçramış olması halinde, cerrahi müdahale esnasında 12 den daha az lenf bezinin çıkarılmış olması halinde ya da kanser kolonu delmiş ise ilaç tedavisi ve çok seyrek olarak ilaç tedavi önerilebilmektedir. Bu evredeki hastaların 5 yıl içerisinde %90 sağ kalma olasılıkları bulunmaktadır.
    • Evre III: Kolon kanserinin üçüncü evresinde kanser artık yakında bulunan lenf bezlerine yayılmış durumdadır. Bu evrenin tedavisinde kanserli olan kısım alınarak lenf bezleri çıkarılmaktadır. Bunun yanı sıra, hastaya ilaç tedavi ve nadiren de ışın tedavisi uygulanmaktadır. Bu evredeki bir hastanın 5 yıl sağ kalma olasılığı %45-65 arasındadır.
    • Evre IV: Kolon kanseri evreleri arasında son evre olan bu evrede kanser artık hastanın karaciğer ve benzeri başka organlarına da yayılmış haldedir. Hastalığın bu evresinde artık tedavinin pek bir faydası olmamaktadır. Hastaya ilk olarak endoskopik stentleme, ışın tedavisi ve ilaç tedavi ve buna benzer tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Hastanın bu tedavi yöntemlerine olumlu cevap vermesi halinde cerrahi yöntem d]]> Kolon Kanseri Yaşam Süresi https://www.kolon.gen.tr/kolon-kanseri-yasam-suresi.html Sun, 09 Dec 2018 16:11:23 +0000 Kolon kanseri yaşam süresi: Günümüzde en çok karşılaştığımız rahatsızlıklard
      Kolon kanseri yaşam süresi: Günümüzde en çok karşılaştığımız rahatsızlıklardan bir tanesi de ne yazık ki kolon kanseridir. Günümüzde nedeni tam olarak bilinmemekle beraber genetik faktörlere de bağlı olabilir. Bazı hastalar çok kısa bir sürede iyileşme gözükürken bazı hastalarda ise  uzun zaman alabilmektedir. Kolon kanseri ne kadar erken teşhis edilirse hastalıktan kurtulma süresi o kadar çabuk olmaktadır. Kabızlık, karında ağrı çeken kişiler belirli periyotlarla sağlık kuruluşlarında tedavi olması gerekmektedir. Kolon kanseri ne yakalanan hastaların yaşam süresi en fazla 6 ay iken günümüzde yapılan tedavi yöntemleri ile daha uzun yıllar hastanın yaşaması sağlanabilmesi mümkün. Tabi ki bu aşama da hastanın psikolojik durumu ve yaşam kalitesi de çok önemli. Moral açısından kötü dönemler yaşayan hastalarda  ilaçların tedaviye cevap vermediği yada çok geç cevap verdiği bu tip durumlar da ise yaşam süresinin daha kısa olduğu görülmektedir. Günümüzde kişiye özel tedavi yöntemleri beslenme ve çeşitli egzersizlerle yaşam süresini uzun yıllar uzaması sağlanmaktadır. Hastanın bünyesinin de güçlü olması rahatsızlık ile savaşmasında çok büyük etkenlerdendir. Son yıllarda yapılan araştırmalar da kanserli hücrelerde bulunan 'EGF' isimli proteinin seviyesinin bütün tümörler de farklı olduğu görülmüştür. Bu protein seviyesi ne kadar az ise hastalığın iyileşme sürecinin o kadar kısa olduğu tespit edilmiştir.Bu proteinin artmasının engellenmesi ve hastanın yaşam sürecinin daha fazla artması konusunda araştırmalar devam etmektedir.Genelde hastalık ilk iki evresinde teşhis edilirse erken teşhis olarak kabul ediliyor ve rahatsızlığın iyileşme süreci daha kısa sürmektedir. 3 ve dördüncü evrede ise rahatsızlık lenflere yayıldığı için hayati tehlike taşıma riski oldukça yükselmektedir. Bu yüzden her zaman erken teşhis çok önemlidir.]]>
      Sağ Kolon Kanseri https://www.kolon.gen.tr/sag-kolon-kanseri.html Mon, 10 Dec 2018 06:05:54 +0000 Sağ kolon kanseri, Bağırsağın tıptaki diğer adı kolon olarak da geçmektedir. Sindirim sisteminin bir bölümüdür. Sağ kolon kanseri, sindirim bölümünün kolon ve rektum bölümünde meydana gelmektedir. İnce bağır Sağ kolon kanseri, Bağırsağın tıptaki diğer adı kolon olarak da geçmektedir. Sindirim sisteminin bir bölümüdür. Sağ kolon kanseri, sindirim bölümünün kolon ve rektum bölümünde meydana gelmektedir. İnce bağırsaktan sindirilmemiş olarak gelen gıda atıkları ilerletilerek bir kısmı karıştırılır. Diğer atıkların içindeki su ve tuz emilir, kıvama getirir. Bu bölüme kolon denilmektedir. Kolon 4 bölümden meydana gelmektedir. Sağ bölümde kasıklardan başlayarak yukarı karaciğere ulaşan bölüm ascenden kolon denir. Dalak tarafına doğru devam eden bölüm transvers kolon denir. Aşağı tarafta iner ve sol kasığa doğru uzanan bölüm descenden kolon ve bu kısımdan rektuma kadar olan kısmına sigmoid kolon denilmektedir. Vücudumuzda kolon kısmında kıvama getirip, dışkı anüs yoluyla dışarı atılır. Vücut kısmında bu kadar süre bekletilip depolandığı yer rektumdur. Bağırsak kanserleri kendi aralarında kolon kanserleri ve rektum kanserleri diye ikiye ayrılmaktadır. Ayrıca kolon kanseri kendi içinde sol ve sağ kolon kanserleri diye ayrılmaktadır.

    Sağ kolon kanserinde  risk faktörleri
    • Hastaların çoğu 50 ve 60 yaşlarda tanı konulur
    • Polip tümörleri olanlar
    • Ailesel kanser öyküsü 
    • Genetik bozukluklardan 
    • Daha önceden kanser öyküsü geçirmiş olmak
    • Bağırsakta ülseratif veya corhn hastalığını geçirmiş olmak. 
    • Hayvansal yağdan zengin, folat, kalsiyum ve liften yoksul bir diyetlbyapanlar
    • Sigara 
    • Şeker hastalığı 
    • Uzun süredir gece vardiyasında çalışmış olmak
    •  
    Sağ kolon kanseri belirtileri
    • Şişkinlik, karın ağrısı ve hazımsızlık gibi sorunlarla başlar
    • En çok görülen durum halsizlik ve sağ karın alt kadranda ele gelen kitledir
    • Çok hızlı kilo kaybı ve kansızlık devamında gelmektedir
    • Makatta nadirde olsa kanama görülebilir
    • Normalde olduğundan daha ince dışkılama
    • Gaz ve kramplar meydana gelmesi
    • Sürekli yorgunluk
    • Makat ağrısı 
    • Dışkının tam olarak boşaltılamaması ve tıkanıklık oluşması
    • Bağırsak delinmesi
    • Bulantı ve kusma görülmesi
    • Sağ kolonda sol kolona kıyasla iki katına çıkmaktadır. 

    Sağ Kolon Kanseri
    Sağ kolon kanserinin tedavisi ve uygulanan yöntemler

    Sağ kolon kanseri genel cerrahi: 

    Kolon ve kalın bağırsak kanserlerinde en yaygın olarak tercih edilen tedavi yöntemidir. Lenf bezlerinden tümörü cerrahi işlemle çıkartılmasıdır. Ameliyat öncesi bağırsakta temizlik uygulanır. Ameliyattan evvel hastayı enfeksiyondan korumak için antibiyotik ve damarlardaki pıhtılaşmayı önlemek içinde kan sulandırıcı ilaç verilir. Ameliyat açık cerrahi, kapalı ameliyat yada robotik cerrahi yöntemle uygulanır. Kapalı ameliyat veya robotik cerrahi yöntemleri bir kaç küçük delik açılarak bağırsaktan kanser alınır. Farklı bölümünden az biraz büyük bir kesi yapılarak tümörlü bağırsağın bir torba yardımıyla deriye temas ettirilmeden dışarıya alınır. Her iki yöntemde daha az ağrılı geçmektedir. Ameliyat yerini az da olsa fıtığı belirlemesi gibi avantajları vardır. Bağırsak ameliyatlarını genel cerrahiler gerçekleştirmektedir.

    Sağ kolon kanseri kemoterapi: 

    Kanserli hücrelerin çoğalmasını ve öldürülmesi için kanser ilaçlarının toplar damar yolu ile uygulanabilir yada organa, karın boşluğuna kemoterapi yapılabilir. Ameliyat sonrası kemoterapi ise 2. ve 3. evre olan kanserlerde uygulanır. Bazen de 4. evredeki kanserin tümörünü küçültmek içinde uygulanabilir. Bağırsağa uygulanan kemoterapi ortalama iki haftada  bir veya 6 ay süre ile yapılmaktadır. 

    Sağ kolon kanseri ışın tedavisi: 

    X ışınlarını kullanarak kanser hücrelerini öldürmek ve çoğalmaların]]> Kolon Kanseri Kemoterapi https://www.kolon.gen.tr/kolon-kanseri-kemoterapi.html Mon, 10 Dec 2018 18:54:02 +0000 Kolon kanseri kemoterapi,  Kemoterapinin amacı hastada yeni tümörlerin oluşumunu engellemek. Vücuttan tamamen çıkarılamayan tümörlerin oluşturduğu rahatsızlıkları ortadan kaldırmak için verilmektedir. Kolon kanseri kemoter Kolon kanseri kemoterapi,  Kemoterapinin amacı hastada yeni tümörlerin oluşumunu engellemek. Vücuttan tamamen çıkarılamayan tümörlerin oluşturduğu rahatsızlıkları ortadan kaldırmak için verilmektedir. Kolon kanseri kemoterapi hastalığın evresine göre verilir. Ayrıca hastanın özelliklerine göre tedavi süreci planlanmaktadır. Her hastanın tedavi planı bireysel değerlendirme sonucunda oluşturulmaktadır. Kanser hücrelerine ilaç verilerek yıpratılmasına kemoterapi denilmektedir. Verilen ilaçların tıbbı onkolog yada medikal onkolog tarafından planlanmaktadır. 

    Kolon kanseri kemoterapi uygulama evreleri

    Terapinin uygulamasında kürü genellikle ilaçlarla 21-28 günde bir tekrarlanabilir. Genellikle damardan sıvı şeklinde enjekte edilir veya ağızdan hap olarak uygulanır. Bazı durumlarda hastalar kürleri hastanede yatarak alması gerekebilir. Her kürden sonra hastanın medikal onkoloji doktoru tarafından kontrol edilmektedir. Bu kontrolde ise hastanın şikayetleri dinlenir, ilaçların yan etkileri sorgulanır ve muayene edilir. Kür uygulanmadan evvel hastanın kan sayımı yapılır. Bu sayım sonucunu uzman kişiler kontrol etmektedir. Ameliyattan sonra hastanın kemoterapi alıp almayacağını, tedavinin kaç kür olacağını patoloji raporundaki tümöre ait özellikleri belirlemektedir. Esas bu kararın verilmesinde hastanın genel durumu ve yaşı büyük ölçüde etkilemektedir.

     Kolon kanseri kemoterapide uygulanan ilaçlar

    Belli bir süre sonrasında kanser hücreleri kalın bağırsakta kanserin oluşmuş olduğu bölümde kana karışır ve vücudumuza yayılma ihtimali vardır. Bu durumda doktorun belirlemiş olduğu hastalarda kanser hücrelerinin başka organlara sıçramasını engellemek, tam iyileşme sağlamak ve kanser hücrelerini yok etmek için ilaç tedavisi yapılması gerekir.

    En çok kullanılan ilaçlar 5-fluorourasildir. Bu ilacın yanında başka ilaçlarda tedavide eklenebilir. Bu ilaçlardan birkaçı oxaloplatin, irinotekan, bevazizumabdır. Kalın bağırsak tedavi için kemoterapi amaçlı verilen ilaçlar günlük tedavi ünitelerinde uygulanır.. Hastanın bu tedavi sırasında hastaneye yatmasına gerek yoktur. Her hastanın kanserle savaşma gücü farklıdır. Ayrıca hastanın ilaçları tolere edeceği düzey de farklıdır, sebebi hastadan hastaya değişmektedir. Bundan dolayı hastanın tedavisinin bir uzman tarafından yapılması gerekmektedir. 

    Kolon kanseri kemoterapide yan etkiler nelerdir

    Kanserlerin tedavi için bile hastalara özel geliştirilen yöntemler uygulanır. Bu nedenden dolayı yan etkiler kişiden kişiye göre değişmektedir. En yaygın olan yan etkiler ise; bulantı, kusma, ateşlenme, saç dökülmesi, yorgunluk iştahsızlık, ağızda küçük yaralar, basur memesi, ishal, kanama, el ve ayaklarda keçelenme, ciltte kuruluk, gözlerde yanma, güneşe karşı hassasiyet gibi  birçok yan etkisi görülmektedir. Bu belirtiler var ise yapılacak en doğru şey acil olarak doktorunuza başvurulmalıdır.

    Kolon Kanseri Kemoterapi
    Kolon kanseri kemoterapisi sırasında neler gıda olarak ne tüketilebilir

    Bol proteinli gıdalar tüketilmelidir. Vücudun kendini tamir etmesi için proteine ihtiyacı vardır. Protein olarak da sıralamaya göre balık, tavuk ve kırmızı et tüketilmelidir. Yeterli proteini almak zorundaysanız ve beyaz etten tüketmiyor iseniz kırmızı etten uzak durmayın. Ayrıca sebze ve meyve tüketimi sayesinde vücudunuzdaki bağırsak hareketlerinin düzenli ve vitamin açısından önemlidir. Ek vitamin ihtiyacınız var ise doktorunuzla görüşüp ek vitamin ilaçları kullanabilirsiniz. Fakat aşırı olarak alabileceğiniz E ve C vitaminlerinden uzak durunuz. Kolon kanseri kemoterapisi sırasında çok yağlı ve baharatlı yemeklerden uzak durunuz. Çiğ sebze tüketmeyiniz. Kabuklu yiyecekleri soyulduktan sonra tüketiniz. Evde tüketeceğiniz sebze]]>